ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump'ın göçmenlik politikalarında önemli bir dönüm noktası olarak görülen bir karara imza attı. Mahkeme, Trump yönetimine, on binlerce Haitili ve Suriyeliye yasal oturum ve çalışma hakkı tanıyan Geçici Koruma Statüsü (TPS) programını sonlandırma konusunda geniş yetkiler verdi.
Altıya karşı üç oyla alınan karar uyarınca, İç Güvenlik Bakanlığı'nın TPS programını sona erdirme kararları yargı denetimine tabi olmayacak. Bu gelişme, Trump'ın göçmenlik konusundaki sert gündeminin yeni bir zaferi olarak değerlendiriliyor.
Yüz binlerce kişiyi etkileyecek bir karar
New York Times'ın analizine göre karar, yaklaşık 350 bin Haitili ve 6 binden fazla Suriyelinin sınır dışı edilmesine zemin hazırlıyor. Daha geniş çapta ise Trump'ın Beyaz Saray'a döndüğü dönemde TPS kapsamında bulunan 17 ülkeden yaklaşık 1,3 milyon kişiyi etkileyebileceği belirtiliyor.
ABD Kongresi tarafından 1990 yılında iki partinin desteğiyle oluşturulan TPS programı, savaş, doğal afet veya olağanüstü krizler yaşayan ülkelerin vatandaşlarına, sıkı güvenlik kontrollerinden geçtikten sonra ABD'de yasal olarak kalma ve çalışma hakkı tanıyor. Haitililer 2010 depreminin ardından, Suriyeliler ise 2012'den bu yana iç savaş nedeniyle bu korumadan yararlanıyordu.
Trump yönetimi 'geçici' vurgusu yapıyor
Trump yönetimi, programın adındaki 'geçici' ifadesine vurgu yaparak, korumanın kalıcı bir oturum iznine dönüşmemesi gerektiğini savunuyor. İç Güvenlik Bakanlığı hukuk danışmanı kararı, 'hukukun üstünlüğü ve sağduyu için bir zafer' olarak nitelendirdi.
Mahkemenin muhafazakar çoğunluğu adına kararı kaleme alan Yargıç Samuel Alito, yasa metninin 'son derece açık' olduğunu ve mahkemelerin İç Güvenlik Bakanlığı'nın bu konudaki kararlarını gözden geçirmesini engellediğini belirtti. Alito ayrıca, kararın ırkçı saiklerle alındığı yönündeki iddiaları da reddetti.
Muhalif yargıçlardan sert eleştiriler
Karara muhalefet eden Yargıç Elena Kagan ise Trump'ın Haitili göçmenler hakkında daha önce kullandığı ifadelere dikkat çekti. Kagan, Trump'ın Haitilileri evcil hayvan yemekle suçlaması ve ABD'nin 'kanını zehirlediklerini' söylemesinin, alınan kararın arka planını açıkça ortaya koyduğunu savundu.
Bir diğer muhalif yargıç Sonia Sotomayor da mahkemenin bu kararıyla yönetimin 'zulümden kaçan herkesin kapısını kapatmasına' izin verdiği uyarısında bulundu.
Ekonomik ve insani etkiler
Columbia Üniversitesi hukuk profesörü Elora Mukherjee, kararı 'yasalara uyan göçmenlerin yüzüne atılmış bir tokat' olarak değerlendirdi. Mukherjee, TPS'den yararlanan doktor, hemşire, gazeteci, işletme sahibi ve inşaat işçilerinin ABD ekonomisine yılda yaklaşık 29 milyar dolar katkı sağladığını ve 7,8 milyar dolar vergi ödediğini vurguladı.
Göçmen avukatları ise kararın binlerce aileyi parçalanma, iş kaybı ve terör, şiddet ile adam kaçırma olaylarının sürdüğü ülkelere geri gönderilme riskiyle karşı karşıya bırakacağını belirtiyor. Suriyeli göçmenleri temsil eden yetkililer, Yüksek Mahkeme'nin hükümete 'Kongre'nin otuz yıl önce onayladığı temel bir insani korumayı' görmezden gelme izni verdiğini ifade etti.
New York Times ve Washington Post'a göre bu karar, yalnızca Haitili ve Suriyeliler için TPS'nin sona erdirilmesiyle sınırlı kalmayacak; başkana göç politikasını şekillendirmede daha fazla yetki tanıyan ve Trump yönetiminin ABD'deki iltica ve yasal göç sistemini yeniden yapılandırma çabalarına yeni bir ivme kazandıran bir yargı emsali oluşturacak.