ABD'de sürücülerin karşılaştığı normal benzinin ulusal ortalama perakende fiyatı, 10 Ağustos'ta galon başına 4,006 dolara ulaştı. Böylece akaryakıt, siyasi açıdan hassas kabul edilen 4 dolar sınırının üzerinde kaldı.
Bu tablo, yıl başındaki beklentilerin tersine bir görünüm ortaya koydu. ABD Enerji Bilgi İdaresi ocak ayında 2026 yılı benzin fiyatlarının yüzde 6 düşeceğini öngörmüştü. Kurumun son tahmininde ise yıllık ortalama fiyat 3,78 dolar olarak yer aldı; 2025 ortalaması 3,10 dolardı.
Yakıt artışı enflasyon baskısını büyütüyor
Temmuz ayında benzin fiyatları aylık bazda gerilese de yıllık artış yüzde 24,6 seviyesinde kaldı. Genel enerji fiyatlarındaki yıllık yükseliş ise yüzde 14,7 oldu.
ABD'de yıllık tüketici enflasyonu temmuzda yüzde 3,4 olarak ölçüldü. Çatışmanın başlamasından önceki ocak ayında bu oran yüzde 2,4 seviyesindeydi.
Yakıt maliyetlerindeki değişim bölgelere göre farklılaştı. Washington metropol bölgesinde benzin fiyatları yıllık yüzde 24,8 artarken, Dallas-Fort Worth bölgesindeki yükseliş yüzde 19,8 oldu.
Ulaşım giderleri haneleri sıkıştırıyor
Ham petrol fiyatlarındaki yükseliş, kara ve deniz taşımacılığının yanı sıra imalat giderlerini de artırıyor. Akaryakıt istasyonundaki maliyet, sürücülerin istasyondan ayrılmasının ardından gıda ve diğer ürünlerin fiyatlarına da yansıyabiliyor.
Enflasyon üzerindeki baskı yalnızca İran çatışmasıyla açıklanamıyor; tarifeler, tedarik kısıtları ve diğer ekonomik etkenler de fiyat artışlarına katkı sağladı.
Hava taşımacılığında da maliyet artışı görüldü. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosunun hava yolu ücret endeksi, temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,5 yükseldi.
Körfez Kıyısı jet yakıtı spot fiyatı temmuzda galon başına ortalama 3,40 dolar olarak kaydedildi. Ocak ayına kıyasla yaklaşık yüzde 68'lik artış anlamına gelen bu yükselişte uçak arzındaki yetersizlik, güçlü seyahat talebi, kapasite kısıtları ve rekabetin azalması da etkili oldu.
Enerji maliyetleri ABD siyasetinde öne çıkıyor
Başkan Yardımcısı JD Vance, bir televizyon röportajında çatışmadaki önceliklerden birinin ABD genelinde petrol ve doğal gaz fiyatlarını düşük tutmak olduğunu söyledi. Vance, İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellemeyi ise ikinci hedef olarak açıkladı.
Kamuoyu araştırmalarında enerji maliyetleri, çatışmaya ilişkin en önemli endişe başlığı olarak öne çıktı. Bir araştırmaya göre ABD'lilerin yüzde 69'u savaşın benzin ve yakıt fiyatlarını artırmasından endişe duyduğunu belirtti. Bu oran Demokratlarda yüzde 79, Cumhuriyetçilerde yüzde 59 oldu.
Başka bir araştırmada ABD'nin İran'a yönelik askeri saldırılarını onaylamayanların oranı yüzde 58, onaylayanların oranı yüzde 37 olarak ölçüldü. Yaşam maliyetiyle mücadelede hangi partinin daha güvenilir görüldüğünü inceleyen temmuz sonu ve ağustos başındaki araştırmada Demokratlar, Cumhuriyetçilerin 8 puan önünde yer aldı.
Hürmüz Boğazı ABD'deki fiyatları da etkiliyor
Hürmüz Boğazı, Orta Doğu'daki gelişmelerin ABD'deki hane bütçelerine uzanan etkisinde kritik bir bağlantı noktası oluşturuyor. 2024'te boğazdan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol geçti. Bu miktar, deniz yoluyla gerçekleşen küresel petrol ticaretinin dörtte birinden fazlasına ve dünya petrol tüketiminin yaklaşık beşte birine denk geldi.
Deniz taşımacılığı üzerindeki kısıtlamaların devam etmesi, ham petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini korudu. Brent petrol varil başına 88 dolar, Batı Teksas türü ham petrol ise yaklaşık 82 dolar seviyesinde işlem gördü.
ABD'nin savaş öncesinde petrolünün görece küçük bir bölümünü doğrudan Hürmüz Boğazı üzerinden alması, küresel piyasalardaki etkileri sınırlamadı. Körfez'deki arz kesintileri uluslararası gösterge fiyatlarını, bunun üzerinden de ABD'deki rafineri ve akaryakıt maliyetlerini etkileyebiliyor.