ABD’de yabancı hedeflere yönelik, mahkeme kararı olmadan yürütülen istihbarat izleme yetkisi cuma günü gün sonunda sona erecek. Temsilciler Meclisi ve Senato, uzatma kabul etmeden dağıldığı için FISA’nın 702. Maddesi 2008’den bu yana ilk kez süresinin dolmasıyla karşı karşıya kaldı.
Söz konusu düzenleme, yabancıların yurt dışındaki haberleşmesine ilişkin bilgilerin ABD içindeki iletişim sistemlerinden toplanmasına izin veriyor. Yetki, yalnızca ABD dışında bulunan ve yabancı istihbarat bilgisine sahip olması beklenen kişileri hedefleyebiliyor.
Uygulama, Amerikalıların bu kişilerle yaptığı yazışmaların dolaylı biçimde toplanabilmesi ihtimali nedeniyle uzun süredir tartışma konusu. Eleştiriler, bu durumun kişisel hakları ihlal edebileceği yönünde yoğunlaşıyor.
Kongre’de uzatma çabaları sonuçsuz kaldı
Kongre’deki süreç ise tıkanmış durumda. Temsilciler Meclisi nisan sonunda FISA 702 için üç yıllık uzatma kabul etti ancak Cumhuriyetçilerin desteği artırmak için eklediği, Merkez Bankası’nın dijital para çıkarmasını yasaklamaya yönelik bir değişiklik metne girdi. Senato bu paketi ele almadı ve ertesi gün dijital para yasağı olmadan 45 günlük bir uzatma geçirdi; ardından Temsilciler Meclisi de bunu onayladı.
Perşembe günü ise Temsilciler Meclisi, programın 2 Temmuz’a kadar kısa süreli uzatılmasını öngören girişimi geçiremedi. Çoğunluk desteğinin bile oluşmadığını gören Meclis Cumhuriyetçileri, daha önce planlanan ara tatile çıkma kararı aldı.
Senato Cumhuriyetçileri de aynı gün kısa süreli uzatma için iki deneme yaptı ancak sonuç alamadı. Meclis zaten dağıldığı için bu girişimler kabul edilse bile pratikte yeterli olmayacaktı. Senato hafta sonu için çalışmalarına ara verdi ve pazartesi dönmesi bekleniyor.
Yeni tasarılar ve siyasi itirazlar
Senato’da, programı üç yıl uzatıp bazı değişiklikler içeren başka bir tasarının iki partili destek bulabilecek düzeyde olduğu belirtiliyor. Ancak Demokrat senatörler bu tasarıyı da şu aşamada engelliyor.
Demokratlar, uzatmaya karşı çıkışlarını eski Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard’ın yerine geçici olarak göreve getirilen Bill Pulte üzerinden temellendiriyor. Pulte’nin istihbarat deneyimi bulunmaması nedeniyle bu yetkinin siyasi rakiplere karşı kullanılabileceği endişesini dile getiriyorlar.
Federal Konut Finansmanı Ajansı başkanı olarak görev yapan Pulte’nin, bazı önde gelen Demokratlara yönelik ipotek dolandırıcılığı soruşturmaları yürüttüğü de aktarılıyor. Trump’ın, New York Güney Bölgesi Başsavcısı Jay Clayton’ı kalıcı ulusal istihbarat direktörü olarak aday gösterdiğini duyurması ise Meclis ve Senato’nun dağılmasından sonra geldi.
Birçok önemli Demokrat, Clayton adaylığına destek verebileceğini belirtse de bu tavır FISA uzatmasına yönelik itirazlarını otomatik olarak kaldırmadı. Senato İstihbarat Komitesi’nin Clayton için çarşamba günü duruşma takvimi belirlemesi, onay sürecinin hızlanabileceği beklentisini doğurdu; Pulte’nin geçici görevine ise iki gün sonra başlaması planlanıyor.
Yetki tamamen kapanmayabilir
Programın süresi dolarsa tamamen devre dışı kalıp kalmayacağı da ayrı bir belirsizlik başlığı olarak öne çıkıyor. Uzatmayı savunan Cumhuriyetçiler, yetkinin düşmesinin programı kapatacağını ve kamu güvenliğini riske atacağını söylüyor.
Ancak programın, Mart 2027’ye kadar geçerli bir FISA Mahkemesi sertifikasıyla işletildiği belirtiliyor. Bazı hukuk uzmanları, bu nedenle Kongre yeni uzatma geçirmese bile yabancılara yönelik mahkeme kararı olmadan izleme uygulamasının bir süre daha devam edebileceğini değerlendiriyor.
Bir hukuk ve kamu politikası merkezi, sertifikaların ve bunlara dayanarak şirketlere verilen talimatların, dayanak yasası sona erse bile geçerliliğini koruduğunu savunan bir değerlendirme yayımladı. Senato İstihbarat Komitesi Başkan Yardımcısı Mark Warner da sertifikanın sürecin devamına izin verebileceğini söyledi; ancak şirketlerin, Kongre uzatma yapmazsa dava riski nedeniyle bilgi paylaşımını durdurabileceğini belirtti.
Warner, şirketlerin sağlanan tazminat ve yasal koruma olmadan iş birliği yapmayabileceğini, bunun da riskli bir tablo yaratacağını ifade etti. Bu yüzden konunun yalnızca yasal yetki değil, aynı zamanda şirketlerin korunması meselesi olduğu da vurgulanıyor.
Trump’ın bir başkanlık kararnamesiyle şirketleri davalara karşı koruyup koruyamayacağı ise net değil. Warner bu ihtimalin belirsiz olduğunu söylerken, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson kısa süreli bir uzatmanın Kongre tarafından çıkarılması gerektiğini dile getirdi.