ABD’de genç yetişkinler arasında aile evine dönüş, geçici bir geri adım olmaktan çıkıp finansal bir stratejiye dönüşüyor. Yüksek kiralar, öğrenci kredileri ve uygun fiyatlı konut eksikliği, tek başına yaşamayı birçok kişi için giderek zorlaştırıyor.
Pew Research’ün 2025 çalışmasına göre, 2023’te 25-34 yaş arasındaki yetişkinlerin yüzde 18’i ebeveynleriyle yaşıyordu. Bu tablo, özellikle büyük şehirlerde kira baskısının artmasıyla daha görünür hale geliyor.
Kira yükü kararları değiştiriyor
25 yaşındaki Keara Callahan, 2023’te uzun süreli ilişkisinin bitmesinin ardından Miami’deki hayatını bırakıp Kuzey Virginia’daki ailesinin yanına taşındı. Uzaktan çalışan bir devlet teknoloji danışmanı olarak geliri iyi olsa da, Miami’de yalnız yaşamanın maliyetini sürdürülebilir bulmadı.
Callahan, bu kararın kolay olmadığını söyledi. Sosyal medyada dışarıdan bakıldığında "kusursuz" görünen bir hayat kurmuş gibi görünse de, gerçekte işlerin beklendiği gibi gitmediğini ve bu nedenle eve dönüşün başta kendisine utanç verici geldiğini anlattı.
Ekonomi eğitimi aldığını hatırlatan Callahan, ailesiyle yaşamaya dönmenin bütçesi için en doğru adım olduğunu düşündü. Kira ödememesi, para biriktirmesini ve bir güvenlik yastığı oluşturmasını sağladı.
Miami gibi pahalı bir şehirde bu fark daha da belirginleşti. Zillow verilerine göre kentte haziran ayı ortalama kirası 3.200 dolardı; bu rakam ülke ortalamasının üzerindeydi. Callahan, ailesinin evine dönerek her ay binlerce dolar tasarruf ettiğini ve kısa sürede ciddi birikim yapabildiğini söyledi.
Bu birikim ona kamu sektöründeki işini bırakıp içerik üreticiliğine yönelme imkânı da verdi. Artan harcanabilir geliriyle Güneydoğu Asya, Orta Doğu, Avrupa ve Latin Amerika’ya seyahat etti.
Callahan, birkaç ay içinde yeniden Miami’ye dönüp tek başına bir daire kiralamayı planlıyor. Bu kez kira ödemekten endişe duymadığını, ailesinin evinde geçirdiği sürecin kendisine zaman kazandırdığını ve hedeflerine daha sağlam ilerleme fırsatı verdiğini söylüyor.
Ev sahibi olma hedefi için aile desteği
Benzer bir karar Arizona’dan 24 yaşındaki Luke Howland’dan geldi. Flagstaff’taki elektrikli bisiklet perakende işini satan Howland, kiraladığı mağaza alanını ve yaşadığı yeri bıraktıktan sonra ailesinin yanına taşındı.
Howland’a göre bu kararın temel nedeni, yeni bir iş ya da yeni bir girişim kurmadan yeniden kira yükünün altına girmemekti. İki yıl içinde peşinat biriktirip kendi evine çıkmayı hedefliyor.
Ancak aile evine dönüş, herkes için kalıcı bir rahatlık anlamına gelmiyor. Urban Institute’un 2019 araştırması, 25 ile 34 yaşları arasında ebeveynleriyle yaşayan yetişkinlerin on yıl sonra kendi hane düzenini kurma ve ev sahibi olma olasılığının daha düşük olduğunu ortaya koydu.
Howland, bu riskin kişiden kişiye değiştiğini düşünüyor. Kendi durumunda eve dönüşün hedeflerini ertelemek değil, tam tersine ev sahibi olma planını güçlendirmek için atılmış bilinçli bir adım olduğunu söylüyor.
Borç baskısı da geri dönüşü hızlandırıyor
Üçüncü örnekte borç baskısı öne çıkıyor. Halkla ilişkiler alanında çalışan Danny Stewart, Chicago’daki ilk dairesini tutup ilk arabasını aldıktan sonra 26 yaşında 10 bin dolar kredi kartı borcuna ulaştı.
Stewart, ilk kez kredi kartı kullandığını, yüksek kira nedeniyle bazı masrafları ertelemek için karta yöneldiğini ve kısa sürede ikinci bir kart açarak borç sarmalına girdiğini anlattı. Kendini sıkışmış hissedince finansal durumunu toparlamak için ailesinin yanına taşınmaya karar verdi.
Aylık 1.500 dolarlık kira ödemesi olmadığı için gelirinin büyük bölümünü borç kapatmaya ayırabildi. Dışarıda yemek ve bar harcamalarını da kıstığını belirten Stewart, 2024’e gelindiğinde kredi kartı borcunu kapattı.
Neredeyse bir yıl ailesiyle yaşadıktan sonra yeniden kendi dairesine çıkan Stewart, bunun duygusal olarak kolay olmadığını söyledi. Ancak ailesinin desteği sayesinde durumunu düzeltme fırsatı bulduğunu ve bunun kendisi için dönüm noktası olduğunu ifade etti.