Londra’da süren ölümcül bıçak saldırıları, İngiltere’de güvenlik ve silahlanma tartışmasını yeniden alevlendirdi. Bazı Britanyalılar, saldırganlara uzaktan karşılık verebilecek bir silaha ihtiyaç duyduklarını dile getirdi.
Ülkede art arda yaşanan şiddet olayları, özellikle göçmenlerin karıştığı saldırılar üzerinden kamuoyunda sert bir güvenlik kaygısı oluşturdu. Vatandaşlar, kendilerini koruyabilecek menzilli bir savunma aracı olmasını istedi.
Vatandaşlardan daha güçlü savunma talebi
Reginald Elderberry, mevcut koşullarda kendilerini savunmasız hissettiklerini söyledi. Elderberry, saldırganlardan uzakta kalırken yüksek hızla mermi gönderebilen bir silahın ideal olacağını belirtti.
Elderberry, keskin bıçak taşıyan ve bağırarak saldıran kişiler karşısında "kolay hedef" haline geldiklerini savundu. Ona göre mesele, saldırı anında daha güvenli bir karşılık verebilecek teknolojinin bulunmamasıydı.
Starmer: Böyle silahlar yok, olsa da yasak olurdu
Başbakan Keir Starmer ise vatandaşların isteğine anlayış gösterdiğini, ancak menzilli savunma silahlarının gerçekte bulunmadığını söyledi. Starmer, insanların Hollywood filmlerini fazla izlediğini, bu nedenle böyle bir aracın var olduğuna dair beklenti oluştuğunu ifade etti.
Starmer ayrıca böyle bir silahın var olması halinde bile, bunun sahip olunabilecek ya da taşınabilecek bir şey olmayacağını vurguladı. Açıklamasında, insanların kanlı ve bıçaklı suçlular karşısında çaresiz kalmaya devam edeceğini savundu.
Gündemin sonuna doğru sınır talebi de öne çıktı
Haberin yayımlandığı sırada bazı Britanyalıların, tehlikeli göçmenleri ülke dışarıda tutacak türden bir "sınır" uygulanmasını da istediği aktarıldı. Bu talep, ülkedeki güvenlik ve göç tartışmasının aynı anda sertleştiğini gösterdi.
İngiltere’deki bıçak saldırıları, toplumun kendini koruma isteği ile devletin güvenlik ve silah politikası arasındaki gerilimi yeniden görünür kıldı. Tartışma, savunma hakkı ile yasal sınırlar arasındaki çizgiyi bir kez daha gündeme taşıdı.