Pazartesi günü Louvre’a gelen ziyaretçiler, dünyanın en çok ziyaret edilen müzesini kapalı buldu. Ana girişi tutan öğrenciler, kapıların her zamanki açılış saati olan 09.00’dan sonra da kapalı kalmasına yol açtı. Eylem, Fransa’daki hayat pahalılığı protestolarının yağma ve kundaklamaya dönüşmesinden iki gün sonra geldi.
Öğlene doğru kaydedilen görüntülerde, eylemcilerin cam piramidin altındaki girişte yan yana dizildiği, turist kalabalığının ise dışarıda avluda beklediği görülüyor.
Eylemin arkasında kim var?
AFP’nin aktardığı müze yönetimi açıklamasına göre eyleme, müzenin içinde yer alan yükseköğretim kurumu École du Louvre’dan yaklaşık 50 öğrenci katılıyor. CFDT sendikası, Paris’teki Güzel Sanatlar Okulu (Beaux-Arts) öğrencilerinin de onlara katıldığını belirtti.
Öğrenciler, eylül ortasında başlayan lise öğrencileri hareketiyle dayanışma içinde olduklarını ve “polis baskısı” olarak nitelendirdikleri uygulamaları kınadıklarını söylüyor. Müzenin yakınına bırakılan bildiride, “Dünyanın en büyük müzesini kapattığımızı duyurmaktan gurur duyuyoruz” yazıyordu.
Eylemciler sabah saatlerinde de piramidin önünde “365 gün kemer sıkma” ve “Fransız kamu hizmetleri çöküyor” yazılı pankartlarla durmuştu.
Louvre ne diyor?
Müze yönetimi, hareketin Louvre ile doğrudan bağlantısı olmadığını, müzenin yalnızca bir yankı alanı olarak kullanıldığını bildirdi. Louvre’un internet sitesindeki duyuruda müzenin bir öğrenci eylemi nedeniyle “şimdilik” kapalı olduğu belirtildi, yeniden açılış saati verilmedi. Eylemi destekleyen ama içinde yer almayan CGT sendikası, kapanışın en az öğlene kadar süreceğini söyledi.
Eylem, 19 Ekim 2025’te hırsızların tahminen 88 milyon avro değerindeki Fransız taç mücevherlerini alıp kaçtığı soygunun birinci yılına denk geldi. Müze çalışanları da ücret ve çalışma koşulları nedeniyle Aralık 2025’te verdikleri grev ihbarını, Kültür Bakanlığıyla nihai anlaşma sağlanamadığı için geri çekmedi.

Pazartesi gecesinden itibaren sokağa çıkma yasağı
Başbakan Sébastien Lecornu, pazartesi günkü bakanlıklar arası kriz toplantısının ardından, mülkleri, dükkânları ve insanları korumak için valilerden aynı akşamdan itibaren “kısmi ve çok sınırlı” sokağa çıkma yasakları uygulamalarını istediğini söyledi. Lecornu, “Paris’in tamamına sokağa çıkma yasağı getirmek söz konusu değil” dedi.
Hükümetin gerekirse olağanüstü hal ilan etmeye hazır olduğunu ekleyen Lecornu, şimdilik sokağa çıkma yasaklarının daha uygun bir araç olduğunu vurguladı. Fransız basını, Paris’te Châtelet, Les Halles ve République çevresinin etkilenebileceğini, Lille, Marsilya ve Lyon’daki yerel önlemlere ise valilerin karar vereceğini yazdı. Marsilya’da pazartesi öğleden akşam saat 20.00’ye kadar tüm toplantı ve gösteriler yasaklandı.
Yağmadan zarar gören dükkân sahiplerinin kısmi çalışma ödenekleri salıdan itibaren tamamen devlet tarafından karşılanacak; hükümet ayrıca özel bir destek fonu kuruyor.
Olaylar nasıl başladı?
Cumartesi günü ülke genelinde hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestolar pek çok kentte şiddete dönüştü. İçişleri Bakanlığı, 2 bin 397 kişinin gözaltına alındığını, 997 polis ve jandarmanın yaralandığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron pazar günü ulusa seslendi, İçişleri Bakanı Laurent Nuñez’in istifa teklifi ise reddedildi.
AFP’ye göre cumartesi günkü protestoları organize eden sarı yelekliler koordinasyonu, 24 Ekim’de yeni gösteriler düzenlenmesi çağrısında bulundu.