Washington Nationals, sezonun ilk bölümünde zorlanan Miles Mikolas ve Zack Littell’i yeniden doğru çizgiye çekerek rotasyonunda önemli bir denge yakaladı. Takımın son dönemdeki çıkışında, iki deneyimli sağ elin eski güçlü yanlarına dönmesi belirleyici oldu.
Mikolas, sezon başında işini alıp almayacağı bile netleşmemiş bir dönemde yapılan görüşmede açık sözlülüğüyle dikkat çekti. O dönemde ekip, onun candan yaklaşımını ve tecrübesini kadroya katabilecek bir isim olarak değerlendirdi.
Littell da benzer biçimde, kariyerinin zor bir evresinden geçerken Washington’un rotasyonuna katıldı. Her iki oyuncu da sezonun ilk bölümünde 7.50’nin üzerinde bir ERA ile mücadele ediyordu.
Eski alışkanlıklara dönüş, yeni çözümün kapısını açtı
Teknik ekip, modern denemeler yerine iki atıcının en iyi yaptığı şeylere dönmesini istedi. Mikolas için bu, hızlı topları daha fazla alçak ve dışa atmak anlamına geldi. Littell için ise yıllardır temelini oluşturan atış düzenine yeniden yaslanmak gerekiyordu.
Koç Simon Mathews, Mikolas’ın yeni trendleri kovalamayı bırakıp kendi yapısına uygun düzene dönmesi gerektiğini anlattı. Mikolas, farklı varyasyonlar eklemeye çalıştıktan sonra artık kendi oyununu daha net kabul etti.
Bu süreçte biyomekanik değerlendirmeler ve veri analizleri de devreye girdi. Mikolas’a, kondisyon çalışmasını daha dikkatli ayarlaması ve bedenine uygun bir tempo tutturması gerektiği söylendi.
Sonuç kısa sürede sahaya yansıdı. Mikolas, 2 Haziran’da 2022’den bu yana ilk kez 97 mil hıza ulaştı ve pazar günkü Seattle Mariners maçında da etkili bir performans verdi.
Mariners karşısında yedi golsüz inning atan Mikolas, Washington’un 10-1 kazandığı maçta öne çıktı. Bu galibiyet, Nationals’a son 10 seride sekizinci seri zaferini getirdi.
Takımın genel tabloya baktığında da toparlandığı görülüyor. Nationals, 37-35 derecesiyle NL Wild Card hattının yalnızca bir maç gerisinde yer alıyor.
Littell da zorlanmaktan çıkıp yeniden ritim buldu
Littell tarafında ise sorun, özellikle vurucu bölgeye gelen atışlarda belirginleşti. Nisan ayı sonunda, ligin en kötü ikinci isabet dışı üretim oranına kadar geriledi ve orta koridordan uzak durmaya çalışırken kendi dengesini de kaybetti.
Bu noktada yakalayan Drew Millas ile atış düzeni üzerine daha fazla konuştu. Sonunda, iki strike durumunda tereddüt etmeden strike bölgesine dönme kararı aldı.
Bu kararın ardından Littell’in, vuruş bölgesinin ortasına gelen toplarda daha verimli hale geldiği görüldü. Ancak bunun arka planında karmaşık bir süreç vardı; yeni bir atış profili kurmaya çalışırken beş atışının hissini de kaybetmişti.
Teknik ekip, onun süper yavaş değişimler yerine sinker ve sweeper dengesini güçlendirmeyi denediğini, ancak bu arayışın mekanik uyumunu bozduğunu gördü. Sonunda çözüm, daha fazla yenilik değil, daha sade bir plan oldu.
Nationals cephesi, iki tecrübeli atıcıda ortak bir şey buldu: açık sözlülük. Mikolas da Littell de sorunlarını gizlemek yerine masaya koydu ve ekip de bunu, yeniden kurulum için bir fırsata çevirdi.
Takım içindeki bu yaklaşım, sezonun başında dağılan rotasyonun toparlanmasında etkili oldu. Washington, yaşça ilerlemiş iki sağ el üzerinden yalnızca innings değil, güven ve istikrar da kazandı.