ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, posta yoluyla oylamaya getirdiği kısıtlamaların önünü açmak için Yüksek Mahkeme'ye acil başvuruda bulundu. Adalet Bakanlığı, Trump'ın Mart ayında imzaladığı kararnameyi bloke eden alt mahkeme kararının askıya alınmasını talep etti.
Başkanlık kararnamesi, federal kurumlara eyalet düzeyinde uygun seçmen listeleri oluşturma talimatı veriyor ve ABD Posta Hizmeti'nin yalnızca bu listelerdeki kişilere posta oy pusulası göndermesini zorunlu kılıyor. Ayrıca Adalet Bakanlığı'na, uygun olmayan seçmenlere oy pusulası verdiği öne sürülen seçim görevlileri hakkında soruşturmalara öncelik vermesi talimatını veriyor.
Haziran ayında Bölge Yargıcı Indira Talwani, Trump'ın eyaletlerin federal seçimleri yönetme şeklini tek taraflı olarak değiştirme yetkisi olmadığına hükmederek kararnameyi engellemişti. Anayasaya göre seçmen uygunluğu denetiminin eyaletlerin sorumluluğunda olduğunu vurgulamıştı. Birinci Temyiz Mahkemesi de bu engelleme kararını askıya almayı reddedince yönetim konuyu Yüksek Mahkeme'ye taşıdı.
Yüksek Mahkeme'ye sunulan başvuruda yönetim, kararnamenin eyaletlere emir dayatan bir yönerge değil "genel politika rehberliği" olduğunu savundu. Başsavcı John Sauer, "İhtiyati tedbir özellikle savunulamaz, çünkü kurumlar kararnamenin nasıl (eğer hiç uygulanacaksa) uygulanacağını hâlâ değerlendirirken, bölge mahkemesi kurumların ne yapmayı seçerse seçsin yasa dışı olacağına peşinen karar verdi" ifadelerini kullandı.
Sauer, yeni politikanın kasım ayındaki ara seçimlerde etkili olabilmesi için ağustos ayına kadar yürürlüğe girmesi gerektiğini belirterek Yüksek Mahkeme'yi hızlı hareket etmeye çağırdı. Ara seçimler öncesinde posta oylamasının yaygın kullanımına son verme sözü veren Trump'ın bu hamlesi, Temsilciler Meclisi ve Senato'nun kontrolünü belirleyecek seçimleri etkileyebilir.
Trump uzun süredir, 2020 başkanlık seçimlerini yaygın seçmen sahtekarlığının baltaladığını kanıt sunmadan iddia ediyor ve bu tür olayların nadir olduğunu gösteren araştırmalara rağmen posta oylamasının güvenliğini sürekli sorguluyor.
Oy hakkı savunucuları ise posta oylamasına getirilecek kısıtlamaların, tarihsel olarak Cumhuriyetçilere kıyasla posta yoluyla oy kullanma eğilimi daha yüksek olan Demokrat seçmenleri orantısız şekilde etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.