ABD borsalarında devam eden yükseliş, küresel finans devleri arasında yatırım stratejisi konusunda derin bir görüş ayrılığına yol açtı. UBS, yatırımcılara piyasalara girmelerini tavsiye ederken, Bank of America ve Goldman Sachs gibi kuruluşlar yüksek değerlemeler ve yapay zeka harcamalarının sürdürülebilirliği konusunda temkinli bir duruş sergiliyor.
UBS'in iyimser bakış açısı
UBS, yatırımcıların genellikle jeopolitik riskler veya enflasyon gibi faktörlerin ortadan kalkmasını beklediğini ancak piyasaların hiçbir zaman tamamen risksiz olmadığını belirtiyor. Banka, bu beklemenin uzun vadede fırsat kaybına yol açtığını vurguluyor.
Strateji raporunda tarihsel verilere de atıfta bulunan UBS, ABD hisse senetlerinin rekor seviyelere ulaştıktan sonraki 12 aylık dönemlerde, ortalamada benzer veya daha yüksek getiri sağladığını hatırlatıyor. Banka, 2026 yılında küresel şirket kârlarının yüzde 21 büyüyeceğini ve bu büyümenin teknoloji devlerinin ötesine yayılacağını öngörüyor.

Değerlemelerdeki tartışmalı seviyeler
Piyasaların en çok tartışılan konusu, hisse senetlerinin aşırı değerlenmiş olup olmadığı. FactSet verilerine göre, döngüsel olarak düzeltilmiş fiyat/kazanç oranı (CAPE) 41 katına ulaşarak, 2000'li yılların başındaki dot-com balonundan bu yana en yüksek seviyeye çıktı.
Piyasa değerinin gayrisafi yurtiçi hasılaya oranını ölçen 'Buffett Göstergesi' de tarihi zirvesine yakın seyrediyor. S&P 500'ün en büyük 10 şirketi, endeksin toplam ağırlığının yüzde 35'ini oluşturuyor; bu oran dot-com balonunun zirvesinde yüzde 25'ti.
Bank of America'dan yapay zeka balonu uyarısı
Bank of America'nın baş yatırım stratejisti Michael Hartnett, yapay zeka harcamalarındaki patlamayı '19. yüzyıldaki demiryolu balonundan bu yana en büyük balon' olarak nitelendiriyor. Banka yetkilileri, S&P 500'ün yılı mevcut seviyelerin altında kapatabileceğini öngörüyor.
Goldman Sachs ise şirketlerin yapay zeka uygulamalarını benimsemesinin henüz erken aşamada olduğunu, bu nedenle büyük harcamaların kısa vadede kâra dönüşme hızının sorgulanması gerektiğini belirtiyor.
Fed'in politikası ve piyasa beklentileri
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası da hisse değerlemeleri üzerinde bir baskı unsuru oluşturuyor. Fed'in faizleri sabit tutmasına rağmen komite içindeki bölünmüşlük, piyasalarda önümüzdeki aylarda faiz artışı beklentilerini yükseltti. Bu durum, özellikle büyüme hisselerinin gelecekteki kârlarının bugünkü değerini düşürüyor.
Uzmanların yatırımcılara tavsiyesi
UBS, portföy yönetimi için yatırımların hisse senetleri, tahviller, altyapı ve alternatif varlıklar arasında çeşitlendirilmesini, nakitin sadece kısa vadeli ihtiyaçlar için tutulmasını tavsiye ediyor. Wall Street'teki bu fikir ayrılığı, yatırımcıların sadece piyasanın yönüne değil, risklerin nasıl yönetileceğine odaklanması gerektiğini gösteriyor.