San Francisco’da bir hırsızlık şüphelisinin, çaldığı kıyafetlerle birlikte sürücüsüz bir Waymo robotaksisine binerek kaçtığı iddia edildi. Olay, otonom araçların suç soruşturmalarında nasıl bir rol üstlenebileceğine dair yeni tartışma başlattı.
Polis kayıtlarına göre olay, kentin Marina bölgesindeki Hot 8 Yoga stüdyosunda yaşandı. Şüphelinin stüdyoya girerek aktif spor kıyafetleri aldığı, ardından üç dakikadan kısa sürede dışarı çıktığı ve bekleyen robotaksiye yöneldiği belirtildi.
İddiaya göre şüpheli, çaldığı kıyafetleri bagaja yerleştirdi ve araca binerek bölgeden uzaklaştı. Böylece sıradan bir hırsızlık, sürücüsüz araçların güvenlik ve mahremiyet boyutunu da içine alan dikkat çekici bir dosyaya dönüştü.
San Francisco polisi, 9 Ocak 2026’da Fillmore Street’in 3300 numaralı bloğundaki bir iş yerinden gelen ihbar üzerine olay yerine gittiklerini açıkladı. Polis, olayın yaklaşık saat 04. 07’de meydana geldiğini, bir çalışanın iş yerinin soyulduğunu ve bazı eşyaların alınarak araçla kaçıldığını bildirdiğini aktardı.
Dosyanın açık ve aktif soruşturma kapsamında olduğu, şu ana kadar kimsenin tutuklanmadığı da bildirildi. Polis ayrıca bu olayın, San Francisco’da bir kişinin suçtan kaçmak için kendi kendine giden bir aracı kullandığı bilinen ilk vaka olabileceğini değerlendirdi.
Soruşturma sürecinde, polislerin Waymo hesap bilgileri ve araç içi görüntüler için arama emri aldığı belirtildi. Ancak görevli dedektifin ifadesine göre hesap bilgileri şüpheliyi işaret etmedi; iç kamera kayıtları da arama emri istendiğinde artık sistemde bulunmuyordu.
Dış görüntülerde ise yüzlerin gizlilik nedeniyle bulanıklaştırıldığı ifade edildi. Bu durum, masum kişilerin korunması için uygulanan önlemlerin, bir suç şüphelisinin tespitini zorlaştırabildiğini gösterdi.
Waymo’nun genel yaklaşımının, kolluk taleplerini yasal dayanak ve geçerlilik açısından tek tek incelemek olduğu biliniyor. Şirketin ayrıca yüz tanıma ya da biyometrik kimlik tespiti teknolojisi kullanmadığı, araçların çevreyi algılamak için kamera ve sensörlerden yararlandığı aktarılıyor.
Bu olay, robotaksilerin yalnızca ulaşım aracı değil, aynı zamanda olası bir delil kaynağı veya suçtan kaçış aracı haline de gelebileceğini ortaya koydu. Artan görüntüleme kapasitesine rağmen, kayıtların süresi, erişim koşulları ve gizlilik sınırları netleşmediğinde polis için cevaplar yine eksik kalabiliyor.
Uzmanlara göre bu tür araçlar şehirlerde yaygınlaştıkça, özel hayatın korunması ile soruşturmalarda etkin delil kullanımı arasındaki denge daha da önem kazanacak. Robotaksilerdeki veri saklama süresi ve kolluk erişimi konusundaki kuralların önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılması bekleniyor.