ABD'de göçmenlik baskınları sırasında kullanılan göz yaşartıcı gaz ve biber gazının, yalnızca protestocuları değil çocukları da etkilediği belirlendi. Federal ajanların kalabalıkları dağıtmak için başvurduğu bu kimyasallar, bazı çocuklarda göz yanması, nefes darlığı, kusma ve haftalar süren öksürük gibi etkiler yarattı.
İncelemeye göre 2025'ten bu yana ülkede 79 çocuk bu maddelerden zarar gördü. Bu sayı, yakın zamanda hazırlanan bir Kongre raporunda yer alan sayının neredeyse dört katına karşılık geliyor, ancak bunun da gerçeğin tamamını yansıtmadığı değerlendiriliyor.
Çocuklar evde, araçta ve okul yolunda etkilendi
Belgelenen vakalar arasında çocukların olayların tam ortasında bulunmadığı örnekler de var. Bazı çocuklar araçlarının içinde, bazıları evlerinde, bazıları ise okula yürürken gaz bulutuna maruz kaldı.
İç Güvenlik Bakanlığı, ajanların bu kimyasalları çocukları hedef alarak kullanmadığını savundu. Bakanlık ayrıca kalabalıkların içindeki "kışkırtıcıları" ve aileleri, çocukları tehlikeye atmakla suçladı.
Ancak değerlendirilen haber kayıtları, davalar ve görevli kameralarından elde edilen görüntüler, çocukların zarar gördüğü çok sayıda olayı ortaya koydu. İnceleme ayrıca 40'tan fazla mağdur ya da görgü tanığıyla yapılan görüşmelere dayandı.
Bu kimyasallar çocuklar için neden daha tehlikeli
Göz yaşartıcı gaz tek bir maddeden oluşmuyor; farklı kimyasal tahriş ediciler için kullanılan genel bir ad. Bu maddeler sinir uçlarını yakıyor hissi yaratıyor, akciğerleri ve boğazı tahriş ediyor, solunum yollarını daraltıyor ve insanı adeta pipetle nefes alıyormuş gibi bırakıyor.
Çocuklar daha hızlı nefes aldığı için vücut ağırlıklarına oranla daha fazla kirli hava çekebiliyor. Solunum yolları daha dar olduğu için de etkiler onlarda daha ağır seyredebilir. Gazın yere yakın bölgede birikmesi de çocuklar açısından riski artırıyor.
Biber gazı da acı biberlerde bulunan bileşenlerden üretiliyor ve benzer sonuçlar doğuruyor. Deride döküntü, öksürük, kusma ve solunum sıkıntısı bu maddelerin görülen etkileri arasında yer alıyor.
Mahkemeler aşırı güç kullanımı değerlendirmesi yaptı
Kasım 2025'te Illinois'teki bir federal yargıç, ICE ve CBP görevlilerinin bu kimyasalları "gerekçe göstermeden, çoğu zaman uyarı yapmadan" kullandığına hükmetti. Kararda, fiziksel tehdit oluşturmayan kişilere karşı bunun hukuka aykırı ve aşırı güç olduğu ifade edildi.
Yargıç, bu uygulamanın durdurulmasına karar verdi ancak karar yalnızca davada adı geçen bölgeleri kapsadı. Böylece ajanlar, başka yerlerde bu araçları kullanmayı sürdürebildi.
Portland'da ise 31 Ocak'taki bir mitingin ardından federal güçlerin kalabalığa Triple Chaser tipi el bombaları, kimyasal yüklü pepper ball mermileri ve acı veren parçacıklar saçan başka mühimmatlar kullandığı aktarıldı. Bunun ardından mahkeme, yakın ve açık bir fiziksel tehdit olmadığı sürece kimyasal mühimmat kullanımını yasaklayan geçici bir tedbir kararı verdi.
Ancak temyiz mahkemeleri daha sonra Illinois'teki kararı ve Portland'daki bazı sınırlama kararlarını kaldırdı. Böylece federal görevlilerin bu silahları kullanmasına yönelik yargısal fren önemli ölçüde zayıfladı.
Gazın etkisi mahallelere ve evlerin içine kadar ulaştı
Göz yaşartıcı gazın kontrol altında tutulması zor. Fırlatılan kapsüller kalabalık içinde sekip beklenmedik şekilde yayılabiliyor, kimyasallar ise hava yoluyla bloklarca uzağa taşınabiliyor.
Minneapolis'te gazın en az çeyrek mil ilerleyerek bir McDonald's'a kadar ulaştığı tespit edildi. Illinois'in Broadview kentinde ICE tesisine bir buçuk blok mesafede yaşayan Derrick Nash ve ailesi de gazın evlerinin içine kadar sızdığını anlattı.
Nash'in 6 ile 17 yaş arasındaki çocukları gaz her eve girdiğinde öksürdü, boğazları yandı. Astımı olan en büyük çocuk, ikinci kattaki odasına çekildi; bir akşam yüzü kızardı, kontrolsüz biçimde öksürdü ve inhalerını kullansa da rahatlayamadı.
Nash, oğlunun nefes alamadığını söylediğini aktardı. Aile ambulans çağırmayı düşündü ancak sokağın kapalı olması bunu zorlaştırdı.
Federal düzeyde ortak standart yok
Göz yaşartıcı gaz ve biber gazının kullanımına ilişkin kurallar yerden yere değişiyor. Federal düzeyde tek tip bir standart bulunmuyor.
DHS'nin güç kullanımı politikasında görevlinin "istemsiz yaralanma riskini azaltması" ve "insan yaşamına saygı" ilkesini gözetmesi gerektiği belirtiliyor. CBP politikası, biber gazı ya da diğer kimyasal mühimmatların "küçük çocuklara" karşı kullanılmamasını söylüyor. ICE'nin politikasında ise çevredeki diğer kişiler, şüpheliler ve seyirciler güç kullanımının makullüğünü değerlendirirken dikkate alınan unsurlar arasında sayılıyor.
Portland ve Minneapolis gibi kentlerdeki kurallar ise daha sınırlayıcı. Portland'da gaz kullanımında konutlara yakınlık dikkate alınırken, Minneapolis'te polis şefi onayı olmadan kalabalık kontrolü için kimyasal mühimmat kullanılmasına izin verilmiyor.
Uzmanlar, tüm kolluk birimlerinin ortak eğitim ve standartlara bağlanmasının önemli olacağını söylüyor. Bunun için Kongre'de federal kolluk kuvvetlerine daha sıkı uygulamalar getiren bir yasanın çıkarılması ve yerel polis teşkilatlarının da benzer kurallara yönlendirilmesi gerektiği değerlendiriliyor.
Böyle kapsamlı eğitim ve güç kullanımı düzenlemelerini güçlendirmeye dönük tasarılar ile İç Güvenlik Bakanlığı'nın bu silahlarını hedef alan teklifler ise şimdiye kadar oylamaya bile gelmedi. İnceleme sonrası bazı ABD'li milletvekilleri, göçmenlik görevlilerinin bu araçları kullanımında reform çağrısı yapmaya başladı.