Yapay zeka yatırımlarındaki hızlı büyüme, ABD’deki veri merkezi projelerini yalnızca şebekeden elektrik alan tesisler olmaktan çıkarıp kendi üretim altyapılarını kurmaya yöneltiyor. Ülkedeki 59 proje, elektrik ihtiyacını doğrudan karşılamak amacıyla toplam 90 gigavatlık üretim kapasitesi planlıyor.
Bu miktar, ABD’de planlanan toplam veri merkezi kapasitesinin dörtte birinden fazlasına denk geliyor. Planlanan kapasitenin yaklaşık yüzde 92’sini oluşturan 82 gigavatlık bölüm ise 2025’in başından bu yana duyuruldu.
Elektrik bağlantısı beklemek yerine tesis içi santral kuruluyor
Büyük ölçekli veri merkezlerinin elektrik şebekesine bağlanması bazı projelerde 7 yıla kadar sürebiliyor. Yatırımcılar bu nedenle şebeke yatırımlarının tamamlanmasını beklemek yerine veri merkezlerinin yanında elektrik üretim kapasitesi kurarak tesisleri daha erken çalıştırmayı hedefliyor.
Yapay zeka uygulamalarını çalıştıran veri merkezlerinin günün 24 saati yüksek miktarda elektriğe ihtiyaç duyması, bu eğilimi güçlendiriyor. Meta, Microsoft, Amazon ve Oracle’ın yanı sıra OpenAI ve Anthropic de tesis içi elektrik üretimi projelerinde yer alıyor. OpenAI ve Anthropic’in bu kapsamda toplam 10 gigavattan fazla kapasite için kira anlaşması imzaladığı belirtiliyor.
Hızlı devreye alınan teknolojiler tercih ediliyor
Projelerde, geleneksel santral yatırımlarına kıyasla daha hızlı kurulabilen teknolojiler öne çıkıyor. Mobil doğal gaz jeneratörleri, uçak ve savaş gemilerinde kullanılan aeroderivatif türbinler, hızlı devreye alınabilen pistonlu motorlar ve sanayi tesislerinde daha önce kullanılmış yenilenmiş türbinler bu seçenekler arasında bulunuyor.
Bu yatırımlarda öncelik, elektrik üretim verimliliğinden çok tesisin kısa sürede çalışır hale getirilmesine veriliyor. Yapay zeka veri merkezlerinin yıllık olarak megavat başına 10 ila 12 milyon dolar gelir yaratabildiği ifade ediliyor. Bu nedenle bir veri merkezinin birkaç yıl erken faaliyete geçmesi, milyarlarca dolarlık ek gelir sağlayabiliyor.
Texas kapasite planlarında, Ohio inşaatta öne çıkıyor
Tesis içi elektrik üretimine dayalı veri merkezi kapasitesi ABD’de belirli eyaletlerde yoğunlaşıyor. Beş eyalet, planlanan toplam kapasitenin yüzde 83’ünü oluşturuyor.
Texas, Permian Havzası’ndaki doğal gaz kaynaklarına yakınlığı, geniş boru hattı altyapısı ve veri merkezi yatırımlarının hızlı ilerlemesine imkan veren düzenleyici yapısı sayesinde planlanan kapasitede açık ara lider durumda. Ohio ise inşaat halindeki tesis içi kapasitede ülke lideri konumunda bulunuyor. Meta ve EdgeConneX’in eyaletteki projelerine toplam 736 megavatlık doğal gaz bazlı üretim kapasitesi eklemesi bekleniyor.
90 gigavatlık planın çoğu henüz hayata geçmedi
Planlanan 90 gigavatlık kapasitenin yalnızca yaklaşık 2 gigavatı halen faaliyette. Bu miktar toplam kapasitenin yüzde 2,2’sine karşılık geliyor. Kapasitenin yüzde 1,2’si inşaat, yüzde 36’sı izin aşamasında bulunurken yaklaşık yüzde 60’ı duyuru veya erken geliştirme sürecinde yer alıyor.
Faaliyetteki yaklaşık 2 gigavatlık kapasitenin büyük bölümünü, Elon Musk’ın yapay zeka şirketi xAI’nin Memphis dışındaki Colossus 1 ve Colossus 2 veri merkezlerine yönelik üretim tesisleri oluşturuyor. Bu iki tesiste toplam 1.498 megavatlık doğal gaz türbini kapasitesi işletiliyor.
Faaliyetteki tesis içi kapasitenin 2026 sonuna kadar 2,8 ila 3,2 gigavat arasına ulaşması bekleniyor. İmzalanmış kiracı anlaşmalarına sahip projelerin tamamının zamanında bitirilmesi halinde toplam kapasitenin 2027 sonunda 13 gigavata çıkabileceği öngörülüyor.
İzin ve yakıt tedariki projelerin takvimini zorlaştırıyor
Şebeke bağlantısını beklemek yerine kendi santralini kuran projeler, çevresel ve diğer izin süreçleriyle de karşılaşıyor. OpenAI ve Oracle’ın New Mexico’daki Stargate projesinde, tesis içindeki 2,45 gigavatlık santrala yakıt sağlayacak doğal gaz boru hattının eyalet tarafından engellenmesinin proje takvimini olumsuz etkilediği belirtiliyor.
Microsoft’un ortağı Nebius’un New Jersey’deki 400 megavatlık tesis içi doğal gaz santralı için hava emisyonu izni alma sürecinde de sorun yaşandığı ifade ediliyor. Bu tür gecikmelerin yaygınlaşması durumunda, 2027 sonunda beklenen toplam tesis içi kapasitenin 5 gigavata kadar gerileyebileceği değerlendiriliyor.
Veri merkezi yatırımlarında artık yalnızca şebeke bağlantısına değil, üretim ekipmanlarına, yakıt tedarikine ve izin süreçlerine erişime de bakılıyor. Yapay zeka yatırımlarındaki büyüme, bu unsurların tesislerin ne zaman faaliyete geçeceği konusunda belirleyici olmasını sağlıyor.