Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ABD'nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü kapsamında Ankara'daki ABD Büyükelçiliğinde düzenlenen kutlamada Türkiye-ABD ilişkilerinin ekonomik ve diplomatik boyutlarını anlattı.
Konuşmasında ABD'nin başarısında 1776'da yayımlanan Bağımsızlık Bildirgesi'nin yanı sıra sonraki yıllarda kurulan kurumların da etkili olduğunu belirten Şimşek, Amerikan Anayasası'nın iki asrı aşkın süredir yürürlükte olduğuna dikkat çekti. Tutarlılık ve istikrarın zaman içinde oluşan değerler olduğunu söyledi.
Türkiye-ABD ilişkileri 1830'a uzanıyor
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yılının 2023'te kutlandığını hatırlatan Şimşek, iki ülke arasındaki ilişkilerin 1830'da imzalanan Ticaret ve Seyrüsefer Antlaşması'na dayandığını ifade etti. İlk Amerikalı diplomatın bir yıl sonra İstanbul'a geldiğini belirten Şimşek, ilişkilerin önce ticaret, ardından diplomasi üzerinden geliştiğini kaydetti.
Türkiye NATO üyesi olmadan önce 1950'de Türk ve Amerikan askerlerinin Kore'de birlikte savaştığını söyleyen Şimşek, Türkiye'nin iki yıl sonra NATO'ya katıldığını aktardı. Türkiye'nin Somali, Afganistan ve Balkanlar'da da sorumluluk üstlendiğini dile getirdi.
İkili ticaret için 100 milyar dolarlık hedef
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO Zirvesi kapsamında Ankara'da bir araya geldiğini anımsatan Şimşek, küresel belirsizliklerin arttığı dönemde Türkiye ve ABD'nin birbirine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu söyledi. İki ülke arasındaki bağların güçlendirilmesi için yeni bir ivme yakalandığını belirtti.
Şimşek, Suriye'de istikrarın sağlanması ile bölgede barış ve güvenliğin güçlendirilmesi gibi konularda Türkiye ve ABD'nin birlikte çalıştığını ifade etti. İki ülke liderlerinin ikili ticaret için 100 milyar dolarlık hedef belirlediğini aktaran Şimşek, mevcut ticaret hacminin bu hedefin üçte birini aştığını ve ticaretin büyük ölçüde dengeli olduğunu söyledi.
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ticaret hacminin 232 milyar dolar, ABD ile ticaret hacminin ise 34 milyar dolar olduğunu belirten Şimşek, Avrupa Birliği ile coğrafi yakınlık ve Gümrük Birliği'nin farkın bir bölümünü açıkladığını kaydetti. Ancak aradaki farkın tamamının bu unsurlarla açıklanamayacağını dile getirdi.
100 milyar dolarlık hedefin ulaşılabilir olduğunu vurgulayan Şimşek, enerji, teknoloji, savunma sanayisi ve tedarik zincirlerinde önemli iş birliği potansiyeli bulunduğunu söyledi. Türkiye'de 2 bin 400'den fazla Amerikan şirketinin faaliyet gösterdiğini aktardı.
Yatırım ortamı için öngörülebilirlik mesajı
Türkiye'nin satın alma gücü paritesine göre dünyanın 11'inci büyük ekonomisi olduğunu belirten Şimşek, ülkenin dinamik bir pazara, nitelikli iş gücüne ve güçlü bir imalat altyapısına sahip bulunduğunu söyledi. Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika'ya doğrudan erişim imkanının yatırımcılar açısından önem taşıdığını ifade etti.
Şimşek, ekonomi programının makrofinansal istikrarı güçlendirmeyi, öngörülebilirliği artırmayı, kurala dayalı çerçeveyi pekiştirmeyi ve yatırım ortamını iyileştirmeyi amaçladığını belirtti. Yatırımcılara uzun vadeli taahhütlerde bulunabilecekleri güven ortamı sağlamanın görevleri olduğunu kaydetti.
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack'ın Türkiye-ABD ilişkilerine yeni bir enerji ve yapıcı bir ruh kazandırdığını söyleyen Şimşek, Barrack'ın Suriye ve Irak Özel Başkanlık Temsilcisi olarak Türkiye ve bölge açısından önem taşıyan konular üzerinde çalıştığını ifade etti. Şimşek, iki ülke arasındaki iş birliğinin sürdürülmesini beklediklerini dile getirdi.