Dünya genelinde yaklaşık 739 milyon genç ve yetişkin temel okuryazarlık düzeyine ulaşamıyor. 8 Eylül Dünya Okuryazarlık Günü kapsamında UNESCO, okuryazarlığın bilgiye, becerilere ve temel haklara erişimdeki rolüne dikkat çekti.
Okuma yazma bilen yetişkinlerin oranı 1975'te yüzde 65'ten günümüzde yüzde 88'e yükselse de bölgesel eşitsizlikler sürüyor. Okuryazar olmayan yetişkinlerin 225 milyonu Sahra Altı Afrika'da, 347 milyonu ise Güney Asya'da yaşıyor. Bu iki bölge, dünyadaki okuryazar olmayan yetişkinlerin yüzde 77'sinden fazlasını barındırıyor.
Kadınlar ve çocuklar dezavantajlı
Okuryazar olmayan yetişkin nüfusun yüzde 63'ünü kadınlar oluşturuyor. Düşük ve orta gelirli ülkelerde ise her 10 çocuktan 4'ü okuma becerisinde asgari düzeye ulaşamıyor.
Okuryazarlık, kişilerin diğer hak ve özgürlüklerden yararlanmasını desteklerken bilgi, beceri ve değer birikimini de genişletiyor. UNESCO, bu birikimin kalıcı barışa, eşitliğe ve ayrımcılıktan uzak toplumların gelişimine katkı sağladığını belirtiyor.
Dünya Okuryazarlık Günü Meksika'da kutlanacak
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün 1966'daki kararıyla 8 Eylül, Dünya Okuryazarlık Günü olarak kutlanıyor. Gün dolayısıyla okuryazarlığın bireyler ve toplumlar açısından önemini anlatmak, sorunlara yönelik farkındalık oluşturmak için çeşitli programlar hazırlanıyor.
Dünya Okuryazarlık Günü'nün bu yıl 60'ıncısı, 8-9 Eylül'de Meksika'da "İnsanlar, Gezegen ve Refah için Okuryazarlık" temasıyla düzenlenecek. Program kapsamında UNESCO'nun "Okuryazarlık için Küresel İttifak Stratejisi" taslağının hazırlanması ve 6 Uluslararası Okuryazarlık Ödülü'nün sahiplerine verilmesi bekleniyor.
Dijital eşitsizlik yeni riskler yaratıyor
Yapay zeka da dahil olmak üzere dijitalleşmeyi hızlandıran teknolojiler, okuryazarlığın kapsamını yeniden tanımlıyor. Bu değişim, okuryazarlık politikalarının, sistemlerinin ve programlarının tasarlanma ve uygulanma biçimlerini de dönüştürüyor.
UNESCO'ya göre yapay zeka, eğitimdeki mevcut sorunların aşılmasına, öğretim süreçlerinin iyileştirilmesine ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 4 doğrultusunda ilerlemenin hızlanmasına katkı sunabilir. Buna karşın teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler, politika tartışmaları ve büyüyen okuryazarlık açığı önemli riskler oluşturuyor.
UNESCO'nun 2025 tarihli raporunda, yapay zekanın çok sayıda alanı şekillendirdiği ancak dönüşümün adil gerçekleşmediği ifade edildi. Raporda dünya nüfusunun üçte birinin internete erişemediği, en gelişmiş yapay zeka modellerine ise altyapıya, dil avantajına ve ücretli aboneliklere sahip kişilerin ulaşabildiği belirtildi.
UNESCO, yapay zekanın eğitim alanında bugün ve gelecekte yaratacağı değişimlerin farklı bakış açılarıyla incelenmesini ve etik, ortak çözümler geliştirilmesini istiyor.