ABD’de federal temyiz mahkemesi, Trump yönetiminin fosil yakıtları destekleyen başkanlık kararlarına karşı açılan gençlerin iklim davasında alt mahkemenin ret kararını onadı. Karar, davayı açan 22 genç adına önemli bir hukuk mücadelesinin daha kapandığını gösterdi.
Yargıçlar, talep edilen sonucun yürütme organının enerji politikalarının kapsamlı biçimde mahkeme gözetimine alınmasını gerektireceğini belirtti. Mahkeme, bu tür bir denetimin yargının görevi olmadığını savundu.
Öne çıkanlar
- Temyiz mahkemesi, genç davacıların federal hükümete karşı açtığı davayı geçerli bulmadı.
- Dava, Trump’ın ikinci başkanlık döneminin başında imzaladığı enerji odaklı kararları hedef alıyordu.
- Mahkeme, istenen hukuki müdahalenin enerji politikasına ilişkin geniş çaplı yargısal denetim anlamına geleceğini söyledi.
- Davayı açan taraf, kararın çocukların maruz kaldığı iklim zararlarını durdurmadığını savundu.
- Adalet Bakanlığı ve Montana başsavcılığı kararı kendi lehlerine bir sonuç olarak değerlendirdi.
Davanın konusu neydi?
Lighthiser v. Trump adıyla bilinen dava, Trump’ın ikinci döneminin ilk günlerinde imzaladığı üç kararnameye odaklanıyordu. Bunlar arasında "American Energy’yi Serbest Bırakmak" ve "Ulusal Enerji Acil Durumu İlan Etmek" başlıklı düzenlemeler de yer aldı.
Genç davacılar, bu kararların daha fazla karbon kirliliğini teşvik edeceğini ve iklim krizini ağırlaştıracağını ileri sürerek mahkemeden bu düzenlemelerin anayasaya aykırı ilan edilmesini istedi. Ayrıca yönetimin bu kararları uygulamaya dönük adımlarının durdurulmasını talep etti.
Mahkemenin gerekçesi
Portland, Oregon’daki Dokuzuncu Daire Temyiz Mahkemesi’nden üç yargıçtan oluşan kurul, davacıların talep ettiği çözümün yargıyı enerji politikası üzerinde geniş kapsamlı bir denetim mekanizmasına dönüştüreceğini söyledi. Kurul, bu nedenle davanın uygun bir hukuki zemin oluşturmadığı sonucuna vardı.
Mahkeme, geçen yıl Montana’daki federal bölge mahkemesinin verdiği ret kararına da atıf yaptı. Bölge mahkemesi, talep edilen müdahalenin çok sayıda federal kurum ve eylemin gözetimini gerektireceğini, bunun da yargısal sınırların ötesine geçeceğini belirtmişti.
Temyiz paneli ayrıca, daha önce benzer bir çizgide ilerleyen Juliana v. United States davasını da hatırlattı. Yargıçlar, her iki dosyada da mahkemenin yürütme adımlarını kapsamlı şekilde denetlemesinin gerekeceği görüşünde birleşti.
Tarafların tepkisi
Genç davacıların baş avukatı ve çocuklar adına hareket eden hukuk ekibi, karara sert tepki gösterdi. Eva Lighthiser, mahkemenin çocukların yaşam hakkı için verdikleri mücadelede adliye kapılarını kapattığını söyledi.
Lighthiser, mahkemenin zararı yanlış bulmadığını, yalnızca bunu durdurmayı seçmediğini ifade etti. Avukat Julia Olson ise mahkemenin hükümetin anayasaya aykırı eylemlerini durdurmak yerine çocukları yüzlerce ayrı dava açmaya zorladığını savundu.
Adalet Bakanlığı ise temyiz mahkemesinin, davacılar zarar ile başkanlık kararları arasında bağ kuramadığı ve mahkemelerin bu zararı telafi edebilecek bir çözüm sunamayacağı yönündeki alt mahkeme değerlendirmesini benimsediğini açıkladı.
Montana Başsavcısı Austin Knudsen de kararı eyaleti için büyük bir kazanım olarak niteledi. Knudsen, davanın Trump’ın enerji yanlısı politikalarını durdurmaya dönük bir girişim olduğunu öne sürdü.
Sonraki adım belirsiz
Davanın bundan sonra ABD Yüksek Mahkemesi’ne taşınıp taşınmayacağı netleşmedi. Davacılar adına çalışan hukuk ekibi, kararı dikkatle incelediklerini ve seçenekleri değerlendirdiklerini bildirdi.
Dosya, Montana merkezli genç davacıların daha önce kendi eyaletlerine karşı kazandığı iklim davasının ardından ulusal düzeyde açılmıştı. O yerel dava, iklim sorumluluğu açısından tarihi bir kırılma olarak görülmüştü. Bu kez ise federal düzeyde aynı çizgi temyizde ilerleyemedi.
Bağlam: Karar, gençlerin iklim krizine karşı federal hükümeti mahkeme yoluyla sınırlama girişimlerinde önemli bir eşik olarak görülüyor. Mahkeme, enerji politikasının kapsamını yargısal müdahale ile değil, siyasi ve idari süreçlerle şekillendiren çizgiyi korudu.