Elon Musk, Britanya’daki grooming gangs skandalına ilişkin yeni bir raporun ardından, "Britanya’nın tecavüzüne göz yuman siyasetçiler hapse girmeli" diyerek tartışmayı yeniden alevlendirdi. Musk, bu çağrıyı 16 Haziran’da X hesabından yaptığı paylaşımda dile getirdi.
Gündeme taşıdığı rapor, Great Yarmouth milletvekili Rupert Lowe’un yönettiği bağımsız soruşturma kapsamında hazırlandı ve barrister Graham Smith tarafından kaleme alındı. Kamu bağışlarıyla finanse edilen çalışma, Crowdfunder sayfasında 23 binden fazla destekçiden yaklaşık 1,1 milyon dolar toplandığını göstererek duyuruldu.
Raporda öne çıkan iddialar
Raporda, İngiltere’de Rotherham, Rochdale, Telford, Oxford ve Oldham gibi şehirlerde yıllar boyunca genç kızların istismar edildiği, kaçırıldığı, tecavüze uğradığı ve sömürüldüğü belirtiliyor. Metin, polis, sosyal hizmetler ve yerel yönetimlerin bu olaylarda defalarca müdahale etmediğini savunuyor.
Lowe’un raporu, bazı kamu otoritelerinin bu suçlarda aktif ya da pasif onayı bulunduğunu ileri sürüyor ve skandalı Britanya tarihindeki "çürüyen bir leke" olarak tanımlıyor. Raporda ayrıca çocuklara yönelik toplu cinsel istismar dosyaları için ceza sisteminin sertleştirilmesi, ömür boyu hapis için daha ağır başlangıç noktaları belirlenmesi ve yabancı uyruklu hükümlülerin sınır dışı edilmesi öneriliyor.
Yeni birimler ve özel dava çağrısı
Çalışma, Kraliyet Savcılık Servisi içinde özel birim kurulmasını, çocuk tanıklar için daha güçlü koruma sağlanmasını ve mağdurları yüzüstü bıraktığı öne sürülen görevlilere karşı özel soruşturmaların açılmasını da öneriyor. Lowe, bu adımlar atılmazsa özel kovuşturmalar yoluyla adalet arayacaklarını yazdı.
Raporda ayrıca fail profiline ilişkin tartışmalı değerlendirmeler yer alıyor. Müslüman erkeklerin, özellikle Pakistan kökenli erkeklerin, organize grooming gang davalarında orantısız biçimde temsil edildiği savunuluyor. Belge, bilinen yerel örüntüler ulusal ölçekte genişletildiğinde mağdur sayısının en az 250 bine ulaşabileceğini öne sürüyor; ancak bu tahmin Britanya hükümeti tarafından doğrulanmış değil.
Resmi denetim ve hükümetin yanıtı
Hükümetin görevlendirdiği 2025 tarihli Baroness Louise Casey denetimi, kurumsal başarısızlıkların ağır olduğunu ortaya koydu ve yetkililerin ırkçılık suçlamalarından çekindikleri için etnik köken sorularından uzak durduğunu aktardı. Casey’nin çalışmasında, ulusal veri setlerinde fail etnik kökeninin üçte iki oranında kayıt altına alınmadığı, bu yüzden tam ve güvenilir bir ulusal değerlendirme yapılamadığı belirtildi.
Buna karşılık denetim, incelenen üç polis bölgesindeki yerel verilerde Asya kökenli erkeklerin orantısız sayıda şüpheli arasında yer aldığını ve farklı yerel incelemelerde de benzer sonuçlar bulunduğunu kaydetti. Aynı denetim, Beyaz Britanyalı, Avrupalı, Afrikalı ve Orta Doğulu faillerin de bulunduğunu vurguladı.
Britanya hükümeti ise İngiltere ve Galler genelinde grooming gangs dosyalarını kapsayan yasal yetkili ulusal bir soruşturma başlattı. Nisan 2026’da resmen kurulan soruşturmanın, kurumsal ihmalleri, yerel ve ulusal tepkileri, olası örtbas iddialarını ve grup temelli çocuk cinsel sömürüsünde etnik köken, din ve kültür başlıklarını incelemesi bekleniyor.
İçişleri Bakanlığı adına yapılan açıklamada, skandalın ülke tarihinin en karanlık ve utanç verici başarısızlıklarından biri olduğu belirtildi. Açıklamada, mağdurlara hak ettikleri yanıtın verileceği, bağımsız soruşturmanın kurumları hesap vermeye zorlayacak yasal yetkilere sahip olduğu ve polisin rekor bütçeyle desteklendiği ifade edildi.
Başbakan Keir Starmer ise daha önce kendisine yöneltilen eleştirileri reddederek, bunun yerine yalan ve dezenformasyon yayıldığını söylemişti. Starmer, eski kamu savcılığı görevindeki sicilini savunarak, kapanmış dosyaları yeniden açtığını ve çocuk cinsel istismarına ilişkin kovuşturma yaklaşımını değiştirdiğini dile getirmişti.
Tartışmanın bir diğer cephesi de önceki bağımsız soruşturmalar oldu. Eleştirmenler, Britanya’nın çocuk istismarı ve grooming gangs dosyalarında daha önce de çok sayıda inceleme yaptığını, acil ihtiyacın yeni bir paralel süreç değil, tavsiyelerin uygulanması ve faillerin yargılanması olduğunu savunuyor.
Öte yandan bazı yorumcular, özel bağışlarla finanse edilen bir soruşturmanın ortaya çıkmasının kamu kurumlarına duyulan güvenin zayıfladığını gösterdiğini söylüyor. Ayrıca ABD Dışişleri Bakanlığı’nın da daha önce Britanya’nın bu dosyadaki yönetimini eleştirerek, binlerce kız çocuğunun yetkililer harekete geçmeden önce ağır istismara uğradığını söylediği hatırlatılıyor.