Florida’da planlanan bir turistik işletmeye getirilen tembel hayvanlardan onlarcasının ölmesi, vahşi hayvan ticaretinin insan ve hayvan sağlığı açısından taşıdığı riski yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, hayvanların uzun ve yorucu uluslararası taşımadan sonra zayıfladığını, ardından da bakteriler, parazitler ve virüslerle karşı karşıya kaldığını söylüyor.
Otopsi kayıtları ve eyalet denetim raporuna göre ölü bulunan tembel hayvanlarda şişkin mide, tüylerine yapışmış ishal ve zatürreyle uyumlu akciğer tıkanıklığı tespit edildi. Bu bulgular, hayvanların bulunduğu koşulların ne kadar ağır olduğunu ortaya koydu.
Sloth World açılmadan kapandı
Olayın merkezindeki işletmenin adı Sloth World olarak geçiyor. İşletme, kamuoyunda oluşan tepkilerin ardından halka açılmadan kapandı ve hayatta kalan hayvanlar Central Florida Zoo’ya nakledildi.
Tesisin kapatılması, Florida’daki süreci bitirmiş olsa da uzmanlara göre mesele yalnızca bir işletmedeki kayıplarla sınırlı değil. Onlara göre bu tablo, yasal vahşi hayvan ticaretinin daha geniş bir halk sağlığı sorununa işaret ediyor.
Uzmanlar zoonotik risk uyarısı yapıyor
Enfeksiyon hastalıkları ve yaban hayatı uzmanları, ticaret zincirinin virüs, mantar ve parazitlerin mutasyona uğrayıp yayılması için elverişli bir ortam oluşturduğunu belirtiyor. Aynı uzmanlar, bu süreçte hayvanların birbirine normalde hiç temas etmeyeceği koşullarda bir araya getirildiğine dikkat çekiyor.
Bir epidemiyolog, vahşi hayvan ticaretini patojen riskini büyüten bir sistem olarak tanımladı. Uzman, farklı türlerin yoğun stres altında yan yana tutulmasının yeni hastalıklar için tehlikeli bir deney alanı gibi işlediğini söyledi.
Bilim insanları geçmiş salgınları hatırlattı
Uzmanların işaret ettiği örnekler arasında 2002’de Çin’deki canlı hayvan pazarlarıyla ilişkilendirilen SARS salgını ve 2003’te Wisconsin’de egzotik evcil hayvan ticaretiyle bağlantı kurulan Mpox salgını yer alıyor. Bilim insanlarına göre bu tür örnekler, türlerin yapay biçimde bir araya getirildiğinde ortaya çıkabilecek tehlikeyi gösteriyor.
Son yıllarda ortaya çıkan HIV/AIDS, influenza ve Batı Nil virüsü gibi hastalıkların da türler arası sıçramalarla bağlantılı olduğu hatırlatılıyor. Uzmanlar, Ebola ve hantavirüs gibi yakın dönem salgınların da uluslararası kamuoyunda ciddi endişe yarattığını belirtiyor.
ABD’de denetim açığı eleştirisi
Uzmanlar, ABD’de ve uluslararası alanda bu riski yeterince karşılayacak güçlü düzenlemeler bulunmadığını savunuyor. Ayrıca federal kurumlarda egzotik vahşi yaşam gözetimiyle ilgili personel azaltımlarının da denetim kapasitesini zayıflattığı belirtiliyor.
ABD’nin Dünya Sağlık Örgütü’nden Ocak ayında çekilmesi de pandemi hazırlığı ve koordinasyonu açısından eleştiri konusu oldu. Uzmanlara göre bu adımlar, mevcut koruma mekanizmalarının yönünü güçlendirmek yerine tersine çevirdi.
Bilimsel veriler ticaretin riskini büyüttüğünü söylüyor
Bilimsel bir araştırma, küresel vahşi hayvan ticaretine dahil edilen türlerin insanlarla patojen paylaşma ihtimalinin, ticarete dahil olmayan türlerden yüzde 50 daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Türlerin ticarette kaldığı süre uzadıkça ortak patojen sayısının da arttığı kaydedildi.
Araştırmacılar, yasal ticaretin de riski ortadan kaldırmadığını, aksine yüksek hacimli hareketlilik nedeniyle yeni sıçrama fırsatları yaratabildiğini belirtiyor. ABD’nin yalnızca evcil hayvan ticareti için her yıl 90 milyondan fazla vahşi hayvan ithal ettiği bilgisi de bu ölçeği gözler önüne seriyor.
Uzmanlara göre sorun yalnızca tek tek hayvanlarda görülen hastalıklar değil, farklı türlerin aynı lojistik zincirde bir araya getirilmesi. Bu durum, insanlara geçebilecek yeni patojenler için elverişli koşullar oluşturuyor.