New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, 2 Eylül Çarşamba günü devlet okullarındaki ilk ve ortaokul öğrencilerinin önümüzdeki eğitim yılında yapay zeka araçlarını kullanmasının geçici olarak yasaklandığını açıkladı. Norveç de ilkokul öğrencilerinin bu araçlara erişimini sınırlandırmaya hazırlanıyor.
Norveç'te Ağustos sonundan itibaren 6-13 yaş arasındaki çocukların okullarda yapay zeka kullanmasına izin verilmeyecek. 14-16 yaş grubundaki öğrenciler ise yapay zekadan yalnızca öğretmen denetimi altında yararlanabilecek.
Çin'de yaşa göre kullanım
Çin'de ilkokul öğrencilerinin üretken yapay zeka sistemlerini bağımsız biçimde kullanması yasaklanırken, daha büyük öğrenciler için yapay zeka eğitimini içeren ayrı bir müfredat uygulanıyor.
Bu yıl 7-12. sınıflarda öğrenim gören 25 binden fazla öğrenciyle yapılan araştırma, üretken yapay zekanın ödev performansını yükseltebildiğini, ancak uzun vadede öğrenme sürecini zayıflatabildiğini gösterdi.

Hızlı yanıt kalıcı öğrenme sağlamayabilir
Cambridge Üniversitesinde büyük veri ve yapay zeka etiği üzerine araştırmalar yapan Melike Tanberk, çocukların bu teknolojiyle ilişkisini öğrenme süreci bakımından değerlendirdi. Oxford Üniversitesinden mezun olan Tanberk, öğrenmenin merakla başlayabildiğini; bilginin kavranması, önceki deneyimlerle ilişkilendirilmesi ve uygulamayla sınanması için ise zamana ihtiyaç bulunduğunu belirtti.
Tanberk'e göre üretken yapay zeka bilgiye hızlı erişim sağlasa da bu hız her zaman gerçek öğrenmeye dönüşmüyor. Çocuk sorusuna anında yanıt aldığında merakını giderebilir; ancak bilgiyi anlamlandırma, içselleştirme ve günlük yaşamda kullanma aşamalarını tamamlamayabilir.
"Fast-info" öğrenme biçimi
Yazıda, yapay zeka aracılığıyla hızlı, kolay ve yüzeysel bilgi tüketimi "fast-info" kavramıyla tanımlanıyor. Bu yaklaşımın, çocukların çok sayıda bilgiye ulaşırken ne bildiğini ve neyi bilmediğini değerlendirmekte zorlandığı bir öğrenme biçimini güçlendirebileceği ifade ediliyor.
İnternet ya da yapay zeka desteği bulunmadığında çocuk; ülkesinin başkenti, tarihi ve coğrafi konumu gibi temel bilgileri hatırlamakta veya yön bulma gibi pratik becerileri kullanmakta zorlanabilir. Bu nedenle temel sorunun bilgiye erişim değil, bilginin anlayışa, davranışa ve sorumluluğa dönüştürülmesi olduğu vurgulanıyor.
Öğretmen denetimi neden önem taşıyor?
Yapay zekanın öğrencinin seviyesine göre kişiselleştirilmiş öğrenme modelleri oluşturabileceği belirtiliyor. Ancak öğretmenin rolünün bununla ikame edilemeyeceği değerlendiriliyor. Öğretmen, öğrencinin neyi anlayıp anlamadığını gözlemliyor, yanlış anlamaları düzeltiyor, merakı canlı tutuyor ve öğrenmeyi sosyal bir ortamda destekliyor.
Bu yaklaşımda tartışma, proje, deney ve uygulamalara katılım önem taşıyor. Eğitim kurumlarının yalnızca bilgi aktaran yerler değil, bilgiyi seçmeyi, sorgulamayı ve anlamlandırmayı öğreten alanlar olması gerektiği ifade ediliyor.
Eğitimde kullanım yaşa göre uyarlanmalı
Değerlendirmeye göre tartışmanın konusu yalnızca yapay zekanın eğitimde kullanılıp kullanılmaması değil. Asıl mesele, çocukların bilgiyle nasıl ilişki kuracağının hangi pedagojik anlayışla yönlendirileceği ve yapay zeka kullanımının yaşla gelişim düzeyine nasıl uyarlanacağı.
Çocukların yapay zeka sistemleriyle ilişkisine dair bu çerçeve; insanlaştırma, duygusal bağlanma, mahremiyet ihlali, veri güvenliği, uygunsuz içerik, yanlış yönlendirme ve manipülasyon başlıklarını kapsamıyor. İncelemenin odağında yalnızca üretken yapay zekanın öğrenme sürecine etkisi bulunuyor.