Polonya Anayasa Mahkemesi'ni kimin yöneteceği konusundaki mücadele, gece boyunca ülkenin yıllardır yaşadığı en derin siyasi krizlerden birine dönüştü. Polis Varşova'daki mahkemenin çevresini kuşatırken, görevden uzaklaştırılan başkanı kilitli bir kapının açılması için girişimde bulundu ve Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, gece yarısı binanın içindeki yargıçlarla görüşmek üzere Senegal ziyaretini yarıda kesti.
Nawrocki cumartesi günü, "Polonya Cumhuriyeti'nin anayasal düzeni ihlal edildi ve anayasal bir devlet organı zorla ele geçirildi" dedi ve parlamentodaki partilerin temsilcilerini acil istişareler için çağırdı.
Nasıl başladı
Gerilim, cuma günü, 2026'da parlamento tarafından seçilen ancak Nawrocki tarafından yemin ettirilmeyen Yargıç Anna Korwin-Piotrowska'nın Mahkeme Başkanı Bogdan Święczkowski ile Başkan Yardımcısı Bartłomiej Sochański'yi bir aylığına görevden uzaklaştırmasıyla başladı. Korwin-Piotrowska mahkemenin geçici yönetimini üstlendi ve yargıçlar ile personelin güvenliğine yönelik tehdit bulunduğunu belirterek polisi çağırdı.
Mahkemenin önceki yönetimi bu girişimi reddetti, internet sitesinin hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğini söyledi ve olaya karışanları "darbe" düzenlemekle suçladı.
Kapıda çilingir
Polis binayı ve çevresini kapattı, Başbakan Donald Tusk hükümeti de gece boyunca takviye ekipler göndermeyi sürdürdü. Polis, memurların binanın kendisine girmediğini açıkladı.
Mahkemeye girişi engellenen Święczkowski, polis tarafından korunan binaya girebilmek için mahkemenin demir kapısını kesmesi amacıyla bir çilingir getirmeye çalıştı.
Daha sonra muhalefet destekçileri dışarıda toplandı, çilingirin üzerinde çalıştığı kapıyı kırdı ve mahkemenin bahçesine girdi.
Polis, bazı protestocuların çiti aşarak memurlara tehlikeli cisimler atmasının ardından alana girdiklerini ve üç kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
Kalabalıklar gece boyunca mahkemenin çevresinde toplanmayı sürdürdü. Ana muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi'nin (PiS) lideri Jarosław Kaczyński de mahkeme önündeki protestoya katıldı.
Cumhurbaşkanı uçağını geri çevirdi
Nawrocki, Senegal'e giden uçağını geri çevirirken, "Böyle bir anda Cumhurbaşkanı Polonya'da olmalı" dedi. Varşova'ya döndükten sonra Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda acil toplantı düzenledi ve Yüksek Mahkeme Birinci Başkanı Zbigniew Kapiński ile görüştü.
Nawrocki saat 01.00 civarında mahkemeye geldi ve protestocular tarafından alkışlarla karşılandı.
Kapıda yaşanan arbede sonrasında binaya girdi. Korwin-Piotrowska ona, "Biz Anayasa Mahkemesi yargıçlarıyız" dedi. Nawrocki ise içeride kaydedilen görüntülerde, "Siz Anayasa Mahkemesi yargıcı değilsiniz" diye yanıt verdi.
Nawrocki saat 05.00'e kısa bir süre kalana kadar mahkemede kaldı, polisin mahkeme alanından ayrılmasını istedi ve yasal başkan yardımcısı olarak tanıdığı Sochański'nin içeri girmesine yardımcı oldu.
Tusk: 'Başka yol yok'
Tusk bu adımı savundu. "Hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek bizim görevimiz" diyen Tusk, sürecin "bazen acı verici" olduğunu kabul etti ve "Başka yol yok" ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı ve Başsavcı Waldemar Żurek, Nawrocki'nin mahkeme içindeki davranışlarını eleştirdi ve savcılardan olayı incelemelerini istedi. Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, usulüne uygun şekilde seçilen çoğunluğun görev yapmasının engellendiğini ve mahkemenin yeniden çalışmasını sağlamak için adım atılması gerektiğini söyledi.
Muhalefet 'darbe' diyor
Muhalefet, yönetimin ele geçirilmesini darbe girişimi olarak nitelendiriyor. Kaczyński, Polonya'nın bir polis devletine dönüştüğünü söyledi. Eski Adalet Bakanı Zbigniew Ziobro ise "ses getiren, kararlı, dayanışma içinde ve korkusuz bir direniş" çağrısı yaptı.
Kriz, PiS döneminde atanan yargıçlar nedeniyle mahkemenin kararlarını tanımayı reddeden Tusk liderliğindeki Avrupa yanlısı hükümet ile 2026'da parlamento tarafından seçilen yargıçları tanımayı reddeden PiS müttefiki Nawrocki'yi karşı karşıya getiriyor. Gözler şimdi Nawrocki'nin parti liderleriyle yapacağı acil görüşmelerin sonucuna çevrildi.