Donald Trump döneminde Lincoln Anıtı yakınındaki Reflecting Pool için yürütülen bakım çalışması, beklenenden çok daha büyük bir tartışmaya dönüştü. İlk bakışta sıradan bir onarım gibi görünen iş, ihalesiz verilen bir sözleşme, New Jersey merkezli bir şirket ve Trump’ın kendisinin seçtiğini söylediği "American Flag Blue" rengiyle gündeme oturdu.
Tartışmanın merkezindeki en dikkat çekici noktalardan biri, işin bir havuz şirketine değil, köprü menfezleri, yakıt tankları ve çatı kaplamaları gibi alanlarda çalışan bir firmaya verilmiş olması. Haberde, bu şirketin havuz işi yapan bir şirket gibi görünmediği, federal düzeyde daha önce böyle bir sözleşme alıp almadığının da soru işaretleri doğurduğu vurgulanıyor.
İhalesiz sözleşme ve şirket seçimi
Asıl soru, bu işin neden ihalesiz şekilde verildiği oldu. Gündeme gelen sözleşme, daha önce federal bir iş üstlenmemiş görünen bir şirkete gitti. Bu da süreci yalnızca bir bakım projesi olmaktan çıkarıp Trump dönemi kamu ihaleleri tartışmasının yeni bir örneği haline getirdi.
Trump’ın daha önce bu işi adeta kendi seçtiği bir ustaya teslim ettiğini ima etmesi, tartışmayı daha da büyüttü. Ancak haberin aktardığı incelemelerde, söz konusu kişinin gerçekten onun "havuzcusu" olduğuna dair güçlü bir iz bulunmadı. Böylece Trump’ın kendi anlatımıyla ortaya çıkan tablo arasında fark oluştu.
Reflecting Pool’da tam olarak ne yapılıyor?
Haberde iki ayrı müdahaleden söz ediliyor. Birincisi, beton plakalar arasındaki boşlukların doldurulması; bunun, sızıntıyı azaltmak için yıllardır gerekli görülen bir işlem olduğu belirtiliyor. İkincisi ise havuzun tabanına su geçirmez bir kaplama uygulanması.
Bu kaplamaya verilen renk tonu da tartışmanın simgelerinden biri oldu. Trump’ın, kaplamanın rengini kendi seçtiğini ve bunun "American Flag Blue" olduğunu söylediği aktarılıyor. Fakat haberde, bu ek kaplamanın sorunun asıl çözümü olup olmadığına dair kuşkular da yer alıyor.
Çünkü tabandaki betonun kalınlığının yaklaşık 8 inç olduğu hatırlatılıyor. Haberde, bu kadar kalın betonun içinden su sızıyorsa bunun zaten çok büyük bir sorun olmayabileceği, buna rağmen milyonlarca dolar harcanmasının yeni bir tartışma yarattığı anlatılıyor.
Projeyi büyüten asıl etki
Haberde, Trump yönetiminin bu işi zamanla daha da önemser hale geldiği ve projeye ciddi biçimde bağlandığı vurgulanıyor. Yani mesele sadece teknik bir bakım işi olmaktan çıktı; yönetimin kamuoyu önünde sahiplenmeye başladığı bir proje haline geldi.
Bu nedenle Reflecting Pool tartışması, tek bir inşaat işinden çok daha fazlasını anlatıyor. İhalesiz sözleşmeler, başkanın işin içine doğrudan girdiği izlenimi ve proje etrafında oluşan çelişkili anlatılar, Washington’daki güç kullanımına dair daha geniş bir tabloyu görünür kılıyor.
Haberin işaret ettiği son nokta ise şu: Bu küçük görünen dosya, Trump döneminde kamu kaynaklarının nasıl yönetildiğine ilişkin daha büyük bir sorunun parçası gibi duruyor. Bir bakım işinin bile katman katman açıldığında siyasi bir sembole dönüşmesi, tartışmanın neden bu kadar dikkat çektiğini gösteriyor.