Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen'e 17 Eylül 2026'da yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Kararın verildiği dönemde fon tasfiyeleri ile Katılımevim ve Pusula Portföy çevresindeki adli ve idari gelişmeler de finans piyasalarının gündemindeydi.
Yurt dışına çıkış yasağı, ceza hükmü değil adli kontrol kapsamında uygulanabilen bir tedbir niteliği taşıyor. Bu nedenle karar, Tezmen'in suçlu bulunduğu ya da hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı olduğu anlamına gelmiyor. Tedbirin hangi dosya kapsamında uygulandığı, hukuki gerekçesi, süresi ve kapsamı resmi bir yargı belgesiyle ortaya konulmuş değil.

Tera grubundaki görevleri
Emre Tezmen, Tera Yatırım Teknoloji Holding'in şirket bilgilerinde yönetim kurulu başkanı olarak yer alıyor. Tera grubu finans, portföy yönetimi, yatırım bankacılığı ve holding faaliyetleri dahil olmak üzere birden fazla şirket ve iştirakle bağlantılı şekilde faaliyet gösteriyor.
Holdingin faaliyet raporunda, Tezmen'in 30 Aralık 2024 tarihli yönetim kurulu kararıyla yönetim kurulu başkanı ve icra kurulu başkanı olarak görevlendirildiği belirtiliyor. Kayıtlara göre Tezmen, 3 Mart 2025'te bir yönetim kuruluna üye ve başkan olarak atanırken 5 Eylül 2025'te başka bir şirketin yönetim kurulu başkanlığına seçildi.
Katılımevim ve Pusula Portföy çevresindeki gelişmeler
Tezmen'in Tera grubuna bağlı farklı şirketlerdeki yönetim görevleri 2026 yılında da devam etti. Grubun finansal faaliyetleri ve yatırımları kamuoyunda tartışılırken 14-16 Eylül 2026 döneminde Katılımevim ve Pusula Portföy çevresinde gözaltı, istifa, yönetim değişikliği ve yurt dışına çıkış yasağı kararları gündeme geldi.
Katılımevim Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan hakkında da yurt dışına çıkış yasağı kararı verildi. Turhan'ın istifasının ardından Tezmen, Katılımevim yönetiminde başkanlık görevini üstlendi. Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Yarız hakkında ise gözaltı veya tutuklama sürecine ilişkin haberler yayımlandı.

Fon tasfiyeleri ve finansal yapıdaki sorunlar, Tezmen hakkındaki kararın arka planında değerlendirilen başlıklar arasında bulunuyor. Ancak kararın belirli bir şirket, fon veya finansal işlemle doğrudan bağlantısı kurulmuş değil; Katılımevim ve Pusula Portföy çevresindeki gelişmelerin de kararın hukuki gerekçesi olduğu kesinleşmiş değil. Bu nedenle Tezmen'in durumunda adli tedbir ile suçluluk arasındaki hukuki ayrımın korunması gerekiyor.