Kakao fiyatlarında art arda altıncı ayda da yükseliş görüldü. Intercontinental Exchange’de kakaonun ton başına fiyatı geçen ay yüzde 25,5 artarak 6 bin 771 dolara çıktı.
Emtia piyasalarında iklim koşulları ve jeopolitik risklerin tarım ürünlerinin arzına ilişkin kaygıları artırması, kakao fiyatlarındaki hareketi destekledi. Fiyatlar 2026 yılına sert düşüşlerle başlamış, mart ayından itibaren ise yeniden yükselişe geçmişti.
Kakao fiyatları yıl içinde nasıl değişti
Kakao fiyatı Intercontinental Exchange’de ocakta yüzde 31,3, şubatta yüzde 30,7 geriledi. Bunun ardından martta yüzde 14,3, nisanda yüzde 8,2, mayısta yüzde 9,9, haziranda yüzde 29,4 ve temmuzda yüzde 6,3 yükseldi.
Fiyatlar geçen yıl, Batı Afrika’daki kuraklık endişelerinin hafiflemesi ve rekoltenin artmasıyla yüzde 48,1 düşmüştü. Bu gerileme, tüm zamanların en hızlı yıllık düşüşü olarak kayda geçmişti.
2026/27 dönemi için arz endişesi
Intesa Sanpaolo Kıdemli Emtia Ekonomisti Daniela Corsini, kakao fiyatlarındaki yükselişi Orta Doğu’daki savaşın enerji maliyetlerini artırması, iklim değişikliğinin etkileri ve El Nino’nun yol açtığı rekor sıcaklıkların hasatları olumsuz etkilemesiyle ilişkilendirdi.
Corsini, Batı Afrika’daki tedarik kesintilerinin gelecek aylarda daha da ağırlaşabileceğini söyledi. El Nino’nun bölgede etkili olan Harmattan rüzgarlarını güçlendirerek kakao ağaçları üzerindeki baskıyı artırabileceğini belirtti.
Birçok analistin 2026/27 dönemine yönelik küresel arz fazlası tahminlerini aşağı çektiğini aktaran Corsini, özellikle Asya’da artan talebin kakao piyasasında yeniden arz açığı oluşması ihtimalini gündeme getirdiğini ifade etti.
Rabobank Emtia Analisti Oran van Dort da 2026/27 üretimine ilişkin kaygıların geçen ayın başında başlayan fiyat artışında etkili olduğunu belirtti. Dort, Fildişi Sahili ve Gana’da mahsul gelişimiyle çiçeklenmenin yavaşlamasını ve El Nino riskini başlıca endişeler arasında sıraladı.
Dort’a göre piyasa beklentileri büyük ölçüde en kötü senaryodaki El Nino ihtimali ile zayıf ürün beklentisi etrafında şekilleniyor. Bu görünüm, spekülatif yatırımcıların fiyatların daha da yükseleceğine ilişkin beklentisini güçlendirmiş olabilir.
Diğer tarım ürünleri de yükseldi
Chicago Ticaret Borsası’nda geçen ay buğdayın kile başına fiyatı yüzde 21, mısırın yüzde 16, soya fasulyesinin yüzde 8,5 ve pirincin yüzde 9,2 arttı.
Intercontinental Exchange’de libre bazında şeker yüzde 21,5, pamuk yüzde 13,9 yükseldi. Kahve fiyatı ise yüzde 1 geriledi. Brezilya’da yağışların artabileceğine ilişkin tahminler, kahve fiyatındaki düşüşte etkili oldu.
Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilim, Karadeniz’deki tahıl ticaretine yönelik riskleri yükseltti. Saldırılar sonrasında tahıl yükleme faaliyetlerinin neredeyse durması ve limanların kapanması, buğday arzına ilişkin endişeleri güçlendirdi.
El Nino, kurak hava koşulları ve jeopolitik riskler mısır fiyatlarını destekledi. Brezilya’daki mısır üretiminde ve ABD’deki rekoltede beklenen düşüşün yanı sıra petrol fiyatlarındaki artış da mısırdaki yükselişte rol oynadı.
Çin’in güçlü soya fasulyesi talebi ve Güney Amerika’daki üretimin azalacağı yönündeki tahminler soya fiyatlarını yukarı taşıdı. Hindistan başta olmak üzere Asya’daki üretici ülkelerde düzensiz hava koşulları ile normalin altında kalan muson yağışları, pirinçte verim ve arz endişelerini artırdı.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş şeker fiyatlarına da destek verdi. Şeker kamışının etanol üretiminde kullanılması, üreticilerin şeker ile etanol üretimi arasındaki tercihini petrol fiyatlarındaki değişimlere daha duyarlı hale getiriyor.
ABD’nin pamuk üreten bölgelerinde sıcak hava ve kuraklık devam ederken dünya genelindeki mısır üretiminin yaklaşık yüzde 60’ı endüstriyel alanlarda kullanılıyor.