Kuzey Carolina’da Demokrat yasa koyucular, eyalet valisinin yetkilerini korumayı ve yargı denetiminde daha şeffaf bir yapı kurmayı hedefleyen üç anayasa değişikliği teklifini gündeme taşıdı. Girişim, Cumhuriyetçi kanadın yıllardır süren yetki genişletmelerine karşı bir denge kurma çabası olarak öne çıktı.
Teklifleri sunan isimler, değişikliklerin mevcut yasama döneminde kabul edilmesinin zor olduğunu açıkça dile getirdi. Çünkü eyalet meclisinin hem Temsilciler Meclisi’nde hem Senato’da çoğunluğu Cumhuriyetçiler elinde bulunduruyor.
Demokratlar, bu nedenle düzenlemeleri yasa yerine anayasa değişikliği olarak hazırladı. Amaç, ileride parti dengeleri değişse bile bu kuralların daha kalıcı hale gelmesini sağlamak.
Valinin yetkilerini korumaya dönük ilk adım
Tekliflerden biri, meclisin valinin mevcut yetkilerini daha fazla budamasını engellemeyi hedefliyor. Bu düzenleme aynı zamanda çoğunluk liderlerinin önemli yasa tekliflerini muhalefete ve kamuoyuna önceden haber vermeden bir anda gündeme getirmesini sınırlamayı amaçlıyor.
Teklifin ana sponsoru, Cumhuriyetçilerin her zaman çoğunlukta kalmayacağını ve bir gün aynı kuralları kendilerinin de değerli bulabileceğini söyledi. Bu nedenle değişikliği şimdiden yapmak gerektiğini savundu.
Demokrat vekil, kamuoyunun anayasal güvence, tam şeffaflık ve perde arkasında yapılan pazarlıklar yerine seçilmiş temsilcilerin kararını esas alması gerektiğini vurguladı.
Yargı denetiminde gizlilik tartışması
Diğer iki teklif, yargı sisteminin iç denetim mekanizmasına odaklanıyor. Bunlardan biri, mahkemelerin iç gözetim organı olan Judicial Standards Commission tarafından yürütülen disiplin oturumları ve yaptırımların kamuya açık olmasını öngörüyor.
Şu anki düzenlemede komisyonun çalışmaları gizlilik içinde yürütülüyor. Daha önce kamuoyuna yansıyan bazı dosyalarda, eyaletin çoğunluğu Cumhuriyetçi yüksek mahkemesinin, ciddi davranış ihlallerini kabul eden iki Cumhuriyetçi yargıç hakkında komisyonun kamuoyu önünde kınama önerilerini geri çevirdiği ortaya çıkmıştı.
Teklifin sahibi olan Demokrat vekil, komisyon üyelerinin kimler tarafından atandığının da değiştirilmesini istiyor. Ona göre bu yetki paylaşımı, komisyonun siyasi amaçlarla araçsallaştırılmasının önüne geçmek için kritik önem taşıyor.
Mevcut düzende komisyon üyelerinin çoğunluğunu Cumhuriyetçi yasama liderleri ile eyaletin muhafazakâr başyargıcı atıyor. Yeni düzenleme ise atamaları başyargıç, vali ve eyalet barosu arasında eşit biçimde bölmeyi öngörüyor.
Yüksek yargıçlar için çıkar çatışması ve şeffaflık başlığı
Üçüncü teklif, eyalet yüksek mahkemesi yargıçlarının aile bireylerinin taraf olduğu davalarda dosyaya bakmasını sınırlıyor. Bu düzenleme, Senato liderinin ailesinden bir ismin taraf olduğu çeşitli dosyalarda, yargıç Phil Berger Jr. Hakkındaki tartışmaların ardından geldi.
Berger’in çekilme taleplerini Cumhuriyetçi çoğunluklu yüksek mahkemeye yönlendirdiği ve mahkemenin de kendisinin davalara katılabileceğine hükmettiği aktarılıyor. Demokrat vekil, bu adımın kamu güvenini yeniden inşa etmeyi amaçladığını söyledi.
Aynı teklif, yargıçların büyük hisse işlemlerini, dış gelir kaynaklarını ve sponsorlu seyahatlerini daha ayrıntılı açıklamasını da zorunlu kılıyor. Bu başlıkta, başyargıç Newby’nin muhafazakâr bir yargı eğitimi programının finanse ettiği lüks bir Hawaii tatilini açıklamadığı iddiası daha önce tartışma yaratmıştı.
Newby ve mahkeme sözcülerinin bu konuda yorum yapmadığı belirtiliyor. Demokratlar ise düzenlemelerin mahkemelerde tarafsızlık ve açıklık standartlarını yükseltmesi gerektiğini savunuyor.
Seçmen önüne gitmesi planlanıyor
Tekliflerin yasama sürecinden geçmesi halinde son sözün Kasım ayında seçmene bırakılması öngörülüyor. Eğer bu oturumda ilerleme sağlanamazsa, Demokratlar maddeleri bir sonraki dönemde yeniden gündeme getireceklerini söylüyor.
Parti temsilcileri, bu mücadeleyi yalnızca bugünkü güç dengeleriyle sınırlı görmüyor. Onlara göre amaç, mahkemeler ve yasama organında adalet ile tarafsızlığın kalıcı bir norm haline gelmesi.