Giderek daha fazla göçmen için federal bir yargıcı hukuka aykırı tutulduklarına ikna etmek artık özgürlüklerini garanti etmiyor. Mahkeme kayıtları ve çeşitli eyaletlerdeki avukatlar, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) bazı kişileri bir yargıcın serbest bırakılmalarına hükmetmesinden günler, hatta dakikalar sonra yeniden gözaltına aldığını ortaya koyuyor.
Bu uygulama, hükümetin bir kişiyi neden tuttuğunu açıklamasını zorunlu kılan ve yüzyıllardır kullanılan habeas corpus başvurularının, Trump yönetiminin genişletilmiş gözaltı politikası kapsamındaki tutuklular için temel savunma aracına dönüştüğü bir dönemde ortaya çıkıyor. ProPublica'nın takip sistemi, 27 Ekim itibarıyla Ocak 2025'ten bu yana 91.246 böyle davanın açıldığını hesapladı. Kuruluş, Trump'ın ikinci döneminin ilk 13 ayında açılan davaların, kendisinden önceki üç yönetimin toplamındaki sayıyı aştığını belirledi.
Üç dakikalığına “serbest bırakıldı”
MPR News, Minnesota'da yargıçların serbest bırakılmalarına hükmetmesinin ardından eylül ayından bu yana en az beş kişinin Bishop Henry Whipple Federal Binası'nda veya binanın hemen dışında yeniden gözaltına alındığını belgeledi. Yader Cortez Andino, 2 Ekim'de serbest bırakılma belgelerini imzalayıp eşyalarını geri aldı; ardından arka kapıdan çıkarıldı ve avukatı lobide beklerken yaklaşık 15 dakika içinde yeniden tutuklandı. Hükümetin daha sonra hazırladığı durum raporunda ise serbest kalma süresi üç dakika olarak kaydedildi.
ABD Bölge Yargıcı Jerry Blackwell, 5 Ekim'de hükümetten neden mahkemeye itaatsizlikten sorumlu tutulmaması gerektiğini açıklamasını istedi; Cortez aynı akşam yeniden serbest bırakıldı. Haftalar önce, ajanların başka bir adamı kapıda kuşattığını gösteren ICE görüntülerini izleyen Yargıç Jeffrey Bryan, böyle bir yeniden tutuklamanın hukuka uygun kabul edilmesinin habeas kararını anlamsızlaştıracağını yazmıştı. Cortez'in avukatı Danielle Oxendine Molliver, bir ICE yetkilisinin kendisine “Bu yeni değil; bunu mayıstan beri yapıyoruz” dediğini aktardı. DHS ve ICE, MPR'nin sorularını yanıtlamadı.

Louisiana'da mahkemeye itaatsizlik kararı
Baton Rouge'da ABD Bölge Yargıcı John deGravelles, ağustos ayında ICE'nin Baltimore saha ofisinin o dönemdeki vekil yöneticisi Vernon Liggins'i medeni itaatsizlikten sorumlu tuttu. The Lens, bunu liderlik görevindeki bir ICE yetkilisi hakkında verilen bu türdeki ilk karar gibi göründüğünü yazdı. Liggins, 28 Temmuz'da yargıcın kendisini koruyan önceki kararlarına rağmen Maryland'de yaşayan Etiyopyalı Ibrahim Mohammed'i gözaltına almaları için ajanlar gönderdi. 2024'ten bu yana Etiyopya'ya gönderilmesi yasaklanan Mohammed, üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilme ihtimaliyle karşı karşıyaydı. Yargıç, ICE'nin hukuki masraflarını karşılamasına ve 180 dolar tazminat ödemesine hükmetti; daha ağır yaptırımlar uygulanacağı uyarısında bulundu.
Aynı mahkeme, Angola'daki Louisiana Eyalet Hapishanesi'nde ICE'nin 57. Birimi olan Camp 57'de tutulduğu sırada kalp krizi geçiren, Filistin doğumlu 77 yaşındaki daimi ikamet sahibi Akram Mahmoud Omar'ın davasına da baktı. The Intercept ve The Lens'in haberine göre Omar, Yargıç Brian Jackson'ın serbest bırakılmasına hükmetmesinden yaklaşık 10 gün sonra, 8 Haziran'da evinden alındı ve o gece acil kararla yeniden serbest bırakıldı. ICE sözcüsü Angelina Vicknair, kurumun tüm mahkeme kararlarına uyduğunu söyledi ve aksi yöndeki iddiaları “kesinlikle asılsız” olarak nitelendirdi.
Üçüncü ülkeler ve Yüksek Mahkeme sınavı
Avukatlar, yeniden tutuklamaların çoğunun yönetimin insanları kendi ülkeleri olmayan ülkelere sınır dışı etme çabasıyla bağlantılı olduğunu söylüyor. Bu kişiler çoğu zaman kendi ülkelerine geri gönderilmeleri zaten engellenmiş kişilerden oluşuyor. Eylül sonlarında Yüksek Mahkemenin altı muhafazakâr yargıcı, bu sınır dışı işlemlerinin devam etmesine izin veren acil durdurma kararı verdi ve Boston'daki bir yargıcın, göçmenlere işkence veya zulüm korkularını dile getirmeleri için gerçek bir fırsat tanınması gerektiğine ilişkin kararını şimdilik geçersiz kıldı. Refugees International ve Human Rights First, 25.000'den fazla kişinin etkilendiğini tahmin ediyor.

Yargıçlar 1 Ekim'de ayrıca, yasa dışı giriş yapan göçmenlerin teminat duruşması yapılmadan tutulması politikasını, Brezilya vatandaşı Ricardo Aparecido Barbosa da Cunha'nın davası kapsamında incelemeyi kabul etti. 11 temyiz bölgesinin dokuzundaki temyiz mahkemeleri, teminat duruşması olmadan gözaltında tutulmanın federal yasayı ihlal ettiğine hükmetti; 5. ve 8. Temyiz Daireleri ise hükümetin yanında yer aldı. Kararın Haziran 2027 sonuna kadar açıklanması bekleniyor. Sonuç, kaç tutuklunun hâlâ habeas başvurularına başvurmak zorunda kalacağını belirleyecek.
Fotoğraflar: Cait Kelley/MPR News; Reuters